Şükrü Şêxanî: Her Arap ülkesindeki karışıklığın arkasında Türkiye var

Arap ülkelerinde yaşanan karmaşa, yıkım ve terör olaylarının arkasında Türkiye olduğunu belirten Şürkü Şêxanî, Türk devletinin terörün resmi sponsoru olduğunu söyledi, “Türk devleti, Ortadoğu’daki işgal planlarını bozduğu için Kuzey ve Doğu Suriye’yi düşman olarak görüyor” dedi.  

Türk devletinin sözde ‘güvenli bölge’ adı altındaki girişimleri, bölgede istikrarı bozma çabaları ve Suriye krizinin uzamasındaki rolüne ilişkin Suriye İnşa Akımı Başkanı Şikrî Şêxanî, sorularımızı yanıtladı.

*Kuzey Doğu Suriye yönelik saldırı tehditlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşamın nasıl olduğunu bilmeyenler için söyleyebilirim ki bölgede yıllardır güven ve ortak yaşam ilkelerine dayalı bir yaşam söz konusu. Türk basının yayınladığı yalan haberlerinin aksine bölge güven ve huzur içindedir. Efrîn, Cerablus ve diğer bölgeler de Türk devletinin işgalinden önce güvenliydi.

Bütün dünya bilmeli ki Türk devletinin işgali altında bulunan yerler güvenli değildir. Bu bölgelerin altyapıları yerle bir edinmiş, gıda maddeleri az ve güvenli olmayan bir durum mevcuttur.

Kuzey ve Doğu Suriye’nin güvenliği Özerk Yönetimin ortak yaşam anlayışıyla sağlanıyor. Bu durum Türkiye’yi rahatsız ettiğinden dolayı bölgede karışıklık çıkarmaya ve yıkım politikasını yürütmeye çalışmaktadır. Bu durum Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye halklarına yönelik tarihi düşmanlığını tekrardan açığa çıkarıyor.

*Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere Arap ülkelerin iç işlerine müdahalelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Arap ülkelerinde yaşanılan karışıklık ve darbelerde Türkiye’nin eli bulunmaktadır. Türkiye resmi bir şekilde siyasi İslam’ın, cihatçı örgütlerin (El-Kaide, DAİŞ ve Müslüman Kardeşler gibi), sponsorluğunu yapmaktadır. Türkiye, İran’la yapmış olduğu anlaşma vasıtasıyla Libya, Yemen ve Suriye’ye müdahalede bulunmaya çalışıyor. Türkiye, İdlib ve çevresini almak için Cebhet El-Nusra, Ceyş El-Islam ve Özgür Suriye Ordusunun artıklarına hala destek sunmaktadır.

Filistin’de Hamas, Mısır’da Müslüman Kardeşlerin gizli hücreleriyle bölgenin güvenliğini bozmaya çalışmaktadır.  İnsanı şaşırtan durum ise Arap ülkeleri ile Türkiye arasında hala devam eden iyi ilişkilerdir. Arap ülkeleri, Türkiye’nin Kürt ve Arap topraklarına yönelik saldırgan politikalarını boşa çıkarmak için önemli kararlar almalıdır. Demokratik bir Suriye’yi askeri, diplomasi, siyasi uluslararası anlamda desteklenmelidir. Türkiye, Suriye’yi başlıca işgal kapısı olarak görülmektedir. 

*Türkiye hem NATO çerçevesinde ABD hem Rusya hem de İran ile iyi ilişkiler kurduğu görülüyor. Bu nasıl oluyor?

Türkiye Kürt halkının yok edilmesine yönelik tüm kartları oynamaya hazırdır. Türkiye, Kürt halkının ezeli düşmanı olmakla beraber insanlığın ve doğanın da düşmanıdır. Türk devleti bir yandan İdlib’de olası bir saldırı durumda ortaya çıkacak insani durumu kullanarak batı ülkelerini yanında tutmaya çalışıyor, diğer yandan İdlib üzerinden Rusya ile gizli görüşmeler yapıyor. Türkiye, Suriye üzerinde işgal politikasını tamamlamak istiyor. Bundan ötürü bir yıldan fazladır Türkiye’nin işgal tehditlerini duyuyoruz.

Türkiye Kuzey ve Doğu Suriye’den Musul’a kadarki alanda hegemonyasını yaymaya çalışıyor. Amacı ise, uzun vadede Suriye ve Irak’a dair tartışmalarda güçlü olarak yer almak istemesidir. Bunun için, Rusya’yı kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Türkiye, Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ile Suriye rejimi arasında oluşan diyalogları durdurmak için Rusya’ya baskı yaptı, Rusya’da Suriye rejimine baskıda bulundu. 

*Suriye’de aktif bir biçimde siyaset yapan güçlerin Türkiye’nin ‘Güvenli Bölge’ adı altında Kuzey ve Doğu Suriye’yi işgal etme girişimlerine nasıl bir tepki verebilirler?

Suriye rejimi, kendilerini Suriye muhalefeti olarak tanımlayan Suriye içinde ve dışında bulunan Suriyelilerin tek bir amacı var, o da iktidarı ele geçirmek. Suriye’nin demokratikleşmesine bir katkıları yok. Böyle bir niyetleri de yok. Özellikle Türkiye’nin denetiminde bulunan Suriye muhalefetinin Suriye halkının geleceği diye bir derdi yok. Bu güçler Türkiye’yi bir kurtarıcı olarak görüyorlar. İşgale destek verirler.

Suriye rejiminin Türkiye ile ne kadar çelişkileri olursa olsun, Kuzey ve Doğu Suriye halkları olan Kürt, Arap, Süryani, Ermen, Asuri, Keldani temsilcileriyle ciddi bir müzakere içine girmeyecektir. Diğer yandan Türkiye ile daha yakın duruyor. Ama ben sizin ajansınız aracılığıyla Suriye rejimine çağrıda bulunuyorum, MSD ile diyalog içine girmeli ve Suriyeliler arası diyalog grubunun oluşturduğu bakış açısına kulak vermeli diyorum.   

ANHA


Diğer Haberler