​​​​​​​Suriye İlk Partisi Başkanı: Erdoğan’ın gözü Halep’te

Suriye İlk Partisi Başkanı Selman Şebîb, Türk devletinin Suriye topraklarını kendi topraklarına katmaya dönük işgal planına göre hareket ettiğini ve tüm Suriye topraklarında gözü olduğunu ifade etti. Şebîb bütün Suriyelilere birliklerini güçlendirmeleri çağrısında bulundu.

İşgalci Türk devletinin bölgeye yönelik 19 Kasım’da başlayan saldırıları devam ediyor. Saldırılarda altyapı, petrol alanları, sağlık merkezleri, köy ve şehirler hedef alındı.

Saldırılarla eş zamanlı olarak işgalci Türk devletinin lider ve yetkilileri, Suriye topraklarına yönelik yeni işgal tehdidinde bulunuyor.

Türk devleti, Cerablus, Bab, Ezaz ve İdlib, Hema ve Halep’in kırsal bölgelerini işgal ettikten sonra, 2018’de Efrîn şehrine saldırarak işgal etti, 2019’da da Serêkaniyê ve Girê Spî bölgelerini işgal etti.

Konuyla ilgili ANHA’ya konuşan Suriye İlk Partisi Genel Başkanı Selman Şebîb, Türk devletinin adım adım bir işgal planı çerçevesinde hareket ettiğini, Suriye topraklarını uygun şartlarda yavaş yavaş topraklarına katmaya çalıştığını belirtti.

Şebîb, işgalci Türk devletinin yaklaşık 9 bin kilometrekarelik “Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî, Bab, Ezaz, Cerablus, Cindirêsê gibi şehirlerinin de dahil olduğu binden fazla belde ve köyü) işgal ettiğini kaydetti. Şebîb, Türk devletinin işgal ettiği Suriye topraklarının alanının, işgal altındaki Golan bölgesinin alanının 4 katı olduğunu ve Lübnan’ın yüzölçümüne yakın olduğuna dikkat çekti.

İşgalci Türk devletinin Suriye’nin yeni bölgelerini işgal etmeye çalıştığına dikkat çeken Şebîb, Bunun için başlangıç olarak Suriye’nin birçok şehir ve köyündeki yaşamsal kaynakları insanlık dışı şekilde bombaladığını söyledi.

Şebîb, Türk devletinin Suriye sınırı boyunca işgal etmeyi, bu bölgelerin demografik yapısını değiştirmeyi, Lozan Anlaşması’na darbe vurmayı ve Misak-ı Milli’yi canlandırmayı hedeflediğini kaydetti.

AÇGÖZLÜLÜĞÜ SADECE SURİYE’YE KARŞI DEĞİL

Türk yetkililerinin, Minbic, Kobanê ve Til Rifet şehirlerini işgal etmekten bahsetmesine rağmen, ancak işgalci Türk devletinin planları daha büyüktür ve daha öncede Suriye’nin başkenti Şam, Halep ve başka bölgelerini işgal etmeye çalıştılar.

Şebîb şöyle devam etti: “Erdoğan Suriye’nin içişlerine müdahale ettiği için ülkedeki çatışmayı derinleştirdi. Osmanlı’nın yeni bir fatihi gibi Emevi Camii’nde namaz kılacağına söz verdi. Sonra dini, aşiret ve milli meseleleri kullandılar. Dera’dan Humus’a, Hama’dan Halep’e kadar kırmızı çizgiler belirledi, sonra vazgeçti. Bu, sömürgeci, yenilmiş Osmanlı İmparatorluğu hilafetini yeniden canlandırma planının bir parçasıdır. Ayrıca insani konuları kullanarak, Avrupa’yı ve dünyayı tehdit ettiler. Ayrıca uluslararası arenada kabul görmeyen daha birçok siyasi yöntem kullanıldı.”

Şebîb, Erdoğan’ın yeni terör projesini gerçekleştirmek için tüm Suriye halkını feda etmeye hazır olduğuna dikkat çekerek, “Takımları sadece Suriye'ye karşı değil, Suriye ve Irak sınırlarını aşıyorlar. Bölgede Libya, Yemen ve hatta Lübnan gibi kaç devletin müdahale ettiğini gördük” dedi.

UYGULAMALAR VE TÜRKLEŞTİRME…

Şebîb, Türk devletinin Suriye’nin işgal altındaki bölgelerinde zorunlu göç, demografik yapıyı değiştirme, adam kaçırma, katletme, gözaltı, işkence uygulandığını ve Türkleştirme politikası güttüğüne dikkat çekti.

O bölgelerin tarihini, folklorunu, kültürünü ve kimliğini yok etmeyi amaçladığının da bilgisini veren Şebîb, Türk devletinin planının bir sömürü planı olduğunu ve bu bölgeleri Türkiye topraklarına katmak olduğunu ifade etti.

‘GÖZÜ HALEP VE ÖTESİNDEDİR’

Şebîb, Türk devletinin planlarına ilişkin şöyle konuştu: “Erdoğan'ın hayalleri hiçbir sınırda bitmiyor, QSD tüm sınırdan çekilse de bir sebep bulup Suriye'ye yönelik hesaplarını sürdürecektir. Gözü Halep ve ötesindedir.”

Erdoğan'ın planına verilecek en doğru yanıtın birlik ve ciddi diyalog olduğunu vurgulayan Şebîb, “Bu tehdit ve engellerin durdurulmasının, Suriye sorunun BM 2254 sayılı kararına göre genel siyasi çözümüyle mümkün olduğuna herkes inanmalıdır” diye konuştu.

(df)

ANHA


Diğer Haberler