Suriye rejimi bölgelerinde neler oluyor?

Bir süredir Suriye rejimi büyük bir ekonomik krizle boğuşuyor. Kriz, petrolün azlığı nedeniyle yaşanıyor. Suriye sokaklarında bu krizin ne zaman ve nasıl çözüleceği sorusu soruluyor.

Şam’dan kaynaklar, Suriye rejiminin denetimindeki bölgelerde yaşam koşullarının büyük bir krize dönüştüğünü aktardı. Gaz, benzin ve mazot gibi petrol kaynaklarının temin edilemiyor ya da çok yüksek fiyatlarla temin edilebiliyor. Suriye pazarlarında birçok gıda maddesi de bulunamıyor ve olanların da fiyatları çok yüksek. Bu da ramazan ayı yaklaşırken halkın şikayetlerinin yükselmesine neden oluyor.

Ekonomik kriz siyasi krizle bağlantılı

Ekonomi uzmanlarına göre krizin 3 ana nedeni var:

Birincisi ABD’nin özellikle İran’a uyguladığı ekonomik ambargo. İran, rejim için en büyük kaynak ve en büyük desteğini oradan alıyordu.

İkinci neden de Suriye’de Türk devletinin işgali altındaki bölgeler gibi stratejik yerlerde savaşın olması, güvenliğin sağlanamaması. Bu bölgeler Türk devletine bağlı çete gruplarının yanı sıra Rusya ve İran arasındaki anlaşmazlıklardan da etkileniyor.

Üçüncü neden de Suriye’de devam eden siyasi kriz. Bu krize hala bir çözüm üretilemezken, rejim Suriye anayasası için de başarısız olan Astana görüşmelerine bel bağlıyor.

İran krizin aktif aktörü

Politikasının belli olduğunu söyleyen Suriye rejimi, ekonomik ve askeri alanda sırtını İran’a yaslıyor. Özel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Suriye rejimindeki iç anlaşmazlıklar nedeniyle İran ve rejim arasındaki son anlaşma iptal edildi.

Suriye’deki SADKOP Şirketi Müdürü Mustafa Hiswya, İran’ın tüm Suriye için ayda 2 milyon, hatta bazen 3 milyon varil petrol destek verdiğini ancak Ekim 2018’den itibaren bunun  durdurulduğunu bildirdi.

Suriye rejimi, yüzde 10 gündelik petrol harcamaları dışında, yüzce 90 petrol ihtiyacını İran’dan karşılıyordu.

Rejim krizi dışarıya taşırıyor

Toplumda Suriye rejiminin çözümsüzlüğüne karşı sesler yükseliyor ve bu durum rejim için baskı oluşturuyor. Suriye rejimi de bu defa medya üzerinden oynadığı oyunla mevcut krize karşı sessizlik yaratmayı amaçlıyor. Canlı yayınlarla halkın gaz kuyruğunda beklediği anları yayınlattı. Bununla ambargoyu ön plana çıkararak krizden ABD ve Avrupa ülkelerini sorumlu tutmaya, kendi sorumluluğunu ise gizlemeye çalışıyor.

Diğer yandan da özel dosya haberlerle rejimi terörü bitiren güç olarak gösterip, yaşanan krizi olağanlaştırmaya çalışıyor. Bu haberlerde Türkiye’deki ekonomik krizi de gösterip, komşu ülkelerde de benzer krizlerin yaşandığını söyleyip diğer ülkelerle aynı düzeyde olduğu algısı yaratmaya çalışıyor.

Derazor’dan gelen bilgilere göre ise, Suriye rejimi Kuzey ve Doğu Suriye’den petrolün başka yerlere geçmesine izin vermiyor.

Rejim petrol kaçakçılığı yapıyor

Rejim Kuzey ve Doğu Suriye’deki petrol çalma ya da Türk devleti çetelerinin işgali altındaki bölgeler yoluyla gizli anlaşmalar yapma peşinde. Elde edilen bilgilere göre, Halep’in kuzey ve batı kırsalında Mensura ve El Air bölgelerinde petrol kaçakçılığı artmış durumda. Bunu dışında da Türk devleti çeteleriyle Suriye rejimi arasında bir hareketlilik söz konusu, çünkü bu bölgelerde gaz fiyatları yüzde 10 artmış durumda.

Rejim diğer yandan da Lübnan topraklarından petrol kaçakçılığı yapmaya çalıştı, ancak bu durum ABD yaptırımlarıyla bağlantılı.

Bunun dışında Rusya alternatifi kalıyor. Rus Başbakan Yardımcısı’nın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği ziyarette yapılan Tartus anlaşmasında Rusya’nın petrol sevkiyatı konusunda uzlaşıldı.

Suriye rejimi bölgelerinde yaşam koşulları çok kötü

Suriye toplumu çok zor şartlarda yaşıyor, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Dünya Bankası verilerine göre Suriye halkının yüzde 87’si yoksulluk sınırında. Bölgedeki istikrarsızlık nedeniyle göç dalgası en üst seviyesinde.

ANHA


Diğer Haberler