Suriye’de binlerce kayıp sivilin akıbeti bilinmiyor

Başta Türk devleti olmak üzere birçok devlet ve dış güçlerin müdahaleleriyle üçüncü dünya savaşının merkezi haline dönüşen Suriye’de, geride kalan 9 yılda yüzbinlerce sivil katledilirken, kayıp binlerce sivilin ise akıbeti bilinmiyor.

Birleşmiş Milletler’in (BM) 65/169 sayılı kararına göre 24 Mart günü, İnsan Hakları İhlalleri İle İlgili Hakikat Hakkı ve Mağdurların Haysiyetine Dair Uluslararası Gün olarak kabul ediliyor. Dünyanın dört bir yanında insan hakları ihlalleri iktidarların politikaları çerçevesinde sıklıkla yaşanırken, Suriye gibi şiddetli savaşın yaşandığı bölgeler ise adeta insan hakları ihlallerinin merkezine dönüştü.

SURİYE’DEKİ SAVAŞIN FATURASINI HALK ÖDEDİ

Suriye krizi 15 Mart 2011 tarihinde başladı. Türkiye ve Katar başta olmak üzere birçok devlet ve dış güçler, bölgedeki menfaatleri doğrultusunda Suriye’ye yaptığı müdahalelerle barışçıl halk hareketini silahlı çatışmalara dönüştürdü ve bu durum beraberinde kriz getirdi. Suriye’de sivil katliamları ve zorunlu göçün yanı sıra kaçırma, kaybetme ve hukuksuz tutuklamalar gibi insan hakları ihlalleri tavan yaptı.

TÜRK DEVLETİNİN KAÇIRDIĞI BİNLERCE SİVİLİN AKIBETİ BİLİNMİYOR

Destekleyip, eğiterek Suriye topraklarına gönderdiği çete grupları eliyle ülkedeki savaşta yer alan Türk devleti, 24 Ağustos 2016 tarihinde artık kendi ordusuyla direkt Suriye savaşına dahil oldu. Türk devleti, çete grupları ile birlikte Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’yi barbarca saldırılar sonrası işgal ederken, binlerce sivili katletti, binlerce sivili zorunlu göçe tabi tuttu ve binlercesini de kaçırdı. Bab, Cerablus ve Ezaz gibi diğer işgal alanlarında aynı uygulamaları sürdüren Türk devletinin kaçırdığı binlerce sivilin akıbeti halen bilinmiyor.

YÜZ BİNİ AŞKIN SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ, BİNLERCESİ KAÇIRILDI

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verilerine göre, 9 yılı geride bırakan Suriye krizinde 80 bin 307’si erkek, 13 bin 704’ü kadın ve 22 bin 75’i çocuk olmak üzere toplam 116 bin 86 sivil yaşamını yitirdi. Yine SOHR verilerine göre, Suriye devlet yönetiminin kontrolündeki cezaevlerinde 16 bin 163 sivil tutuklu bulunuyor.

Bu bilançoların yanı sıra, Suriye’nin bir bölümü işgal eden Türk devleti ve “Suriye Milli Ordusu” ismiyle bir araya getirdiği çete grupları, El Nusra ile bir yıl önce coğrafik anlamda yok edilen DAİŞ çetelerinin katlettiği ve kaçırdığı binlerce sivil bulunuyor.

Efrîn İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre, kentte yaşayan kadınların yüzde 30’u Türk devleti ve çetelerinin kaçırma, katletme ve cinsel saldırı gibi suçlarına maruz kaldı. İnsan Hakları Örgütü, Türk devleti ve çeteleri tarafından kaçırılan bini aşkın kadının akıbetinin ise halen bilinmediğini açıkladı.

KAYIP YAKINLARI BİLGİ ALMAK İSTİYOR

Reqa’da yaşayan Salim El Beşit, kardeşi Mahmut’tan 2012 yılından bu yana kuzenleri Helef Ali El Beşit, İsa Ali El Beşit ve Ramazan Abbas El Hetaş’tan ise 5 Eylül 2013 yılından bu yana haber alamadıklarını aktardı. Reqa’da yaşayan Omar El Ali ise oğlunun QSD ile ilişkisi olduğu iddiasıyla 2016 yılında DAİŞ çeteleri tarafından kaçırıldığını ve o günden bu yana haber alamadıklarını söyledi.

Oğlunun çeteler tarafından kaçırılmasından 3 ay sonra çetelerin “askeri savcılığına” çıkarıldığı bilgisini aldıklarını ve o günden sonra iletişimin kesildiğini belirten Omar, uluslararası insan hakları örgütlerinden kayıpların akıbetinin öğrenilmesi için harekete geçme çağrısı yaptı.

Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nde yaşayan Xaniya Kurdî, 56 yaşındaki eşi Hişman Mişo’da 2012 yılından bu yana haber alamadığını söyledi. Eşinin hamallık yaptığını aktaran Xaniya, 2012’de çete grupları tarafından hiçbir gerekçe belirtilmeden kaçırıldığını aktardı. O günden sonra çalınmadık kapı bırakmadığını ifade eden Xaniya, son olarak eşinin Halep’in kuzeybatısındaki Hiretan beldesine götürüldüğü bilgisini aldığını ancak bir sonuca ulaşamadığını söyledi.

Xaniya, uluslararası insan hakları örgütleri ve kamuoyuna kayıpların akıbetinin öğrenmesi için sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler