Şêxmeqsûd.. Toplumsal özsavunmanın güncel örneği

Tarih boyunca özsavunmayı ahlaki bir değer yargısı olarak gören insanlar, değerlerini saldırılara karşı koruyabilmek için her yolu denemiştir. Şêxmeqsûd Mahallesi’nde de Türk devleti çetelerine karşı sergilenen direniş, güncel tarihin en önemli özsavunma örneklerinden biri oldu.

Her canlı doğası gereği, kendisine dönük her saldırıya karşı bir özsavunma mekanizmasına sahiptir. İnsanlık tarihinde toplum ve insanlar, değerlerini saldırılara karşı korumak için özsavunmayı ahlaki bir görev olarak görmüşlerdir. Tarihte bunun için verilen uzun mücadelelere rastlamak mümkündür. Yakın tarihte ise Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nde Suriye rejim güçleri ve Türk devleti çetelerine karşı verilen direniş, güncel tarihin en çarpıcı özsavunma örneği.

Şêxmeqsûd halkının 2012 yılından 2016 yılına kadar süren uzun ve çetin direnişi, değerlerine el uzatanlara tarihi bir ders oldu. Mahalle sakinlerinin değerlerine dönük geliştirilen barbar saldırılara karşı halk 7'den 70'e değerlerini ve onurunu koruma mücadelesinde yer aldı.

Şêxmeqsûd’un kısa tarihçesi

Stratejik bir tepe üzerine kurulu Şêxmeqsûd Mahallesi, aynı zamanda Halep’in tüm mahallelerinin de göründüğü bir alan. Halep’in en büyük mahallesi olarak kabul gören Şêxmeqsûd, 4 bin metrekare gibi geniş bir alanda bulunuyor. Mahallenin batısında ise yine Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı Eşrefiye Mahallesi bulunuyor.

Halep Nüfus Dairesi’nin 2010 sayımlarına göre, Halep nüfusunun yaklaşık 800 bini Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde oturuyor. Çoğunluğun Kürt nüfusun oluşturduğu mahallelerde, Arap, Türkmen ve Ermeniler de yaşıyor.

Halk örgütlenmesi

Şêxmeqsûd Mahallesi, Suriye’de halk ayaklanmaları ile birlikte 2012 yılının bahar aylarında Suriye rejimi ve Türk devletine bağlı çete gruplarının saldırılarına maruz kaldı. Barbarca saldırılara maruz kalan mahalle sakinleri, kısa sürede özsavunmanın hayati önem taşıdığının farkına vardı. Kısa sürede mahalleyi savunma güçlerini oluşturan halk, bu şekilde özsavunmaya başladı.

Çeteler fırını hedef aldı: Direniş kadın öncülüğünde başladı

Suriye rejimi, Şêxmeqsûd halkının saldırılara karşı özsavunmasını otoritesi açısından bir tehdit olarak algıladı ve bölgede yaşayan yandaşlarını mahalleye saldırması için kışkırtmaya başladı. Rejim yandaşları bu amaçla mahallede bulunan bir fırına saldırdı. Özsavunmaya geçen mahalle sakinleri, fırın çalışanlarını çetelere karşı korudu. Halk direnişine öncülük eden Yekitiya Star (Şimdiki Kongreya Star) üyesi Gulê Selmo, 13 Mart'ta direniş esnasında şehit oldu.

Bu olaydan sonra mahallede savunma komiteleri oluşturulmaya başlandı. Fakat halkın elinde birkaç av tüfeği ve el bombası dışında hiçbir özsavunma aracı yoktu. Halk buna rağmen rejim yanlılarını geri püskürtmeyi başardı ve bu direniş, halkın kısıtlı imkanlara rağmen geliştirdiği özsavunma anlamında bir özgünlük kazanmaya başladı.

Direnişin özgünlüğü ve örgütlenmesi

Şêxmeqsûd Mahallesi, 2012 yılının sonlarından Şubat 2013'e kadar çete grupları ve Suriye rejiminin saldırılarının hedefi oldu. Yerel halk, bu saldırılar karşısında her geçen gün biraz daha tecrübe kazandı ve saldırılara karşı özsavunma yolları geliştirdi. Şêxmeqsûd her taraftan çete saldırılarına maruz kalıyor, uluslararası alanda yasaklanan silahlar tarafından saldırıya uğruyordu.

Acımasız saldırılara karşı gencinden yaşlısına herkes direnişe katıldı. Etrafı sarılan ve ambargolara maruz kalan halk, halk savaşı temelinde örgütlendi. Ne etraflarının sarılmasından ne de ani saldırılardan korkan halk, kendi imkanları ile direnmeye devam etti. Buğdayı ilkel yöntemlerle öğüterek un ve ekmek yaptılar. Kışın zor şartlarında odun bulamayan halk tahta ve plastikleri yakarak ısınmaya çalıştı.

Halk seferberlik ruhuyla direnişe aktı

Ambargonun ardından mahalleye saldırılar başladı. Çeteler acımasızca saldırıyor ve direkt sivil halkı hedef alıyordu. Çete saldırılarında çoğu çocuk yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Diğer yandan YPG ve YPJ de, savunma komiteleri kurarak destansı direnişler ortaya koyuyordu.

Artan saldırılara karşı Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) genel seferberlik ilan etti. Elindeki tüm silahlarla yerel halk, YPG ve YPJ ile birlikte direniş saflarına geçti.

Seferberliğe katılan kadın erkek herkes elinden geldiğince saldırılara karşı savaştı. Kimisi yaralıları hastaneye kaldırıyor kimisi ise cephedekiler için yemekler hazırladı. Bir kısmı yaralıların bakımını yaparken, gökte annelerin zılgıt seslerinin yankıları ise hiç eksik olmadı.

Kimyasal saldırı

Halk direnişi karşısında tek adım atamayan çeteler, insanlık ve savaş suçları işledi. Şêxmeqsûd halkı, 2016 yılında üç defa Türkiye'ye bağlı çete gruplarının kimyasal saldırısına maruz kaldı. İlk olarak 8 Mart'ta kimyasal saldırıya maruz kalan mahalle, daha sonra 7 ve 8 Nisan'da aynı saldırıya uğradı. Saldırı ne kadar büyük ve acımasız olursa olsun, direniş de o kadar büyüdü ve tarihe not düşmeye başladı. Kimyasal saldırı sonucu çok sayıda insan yaşamını yitirse de Şêxmeqsûd halkı, direnişlerini tarihin sayfalarına yazmayı başarmıştı.

Bodrumların kullanımı

Mahalledeki tek katlı evlerde yaşayanlar, çete gruplarının topçu atışlarının direkt hedefi oluyordu. Evleri başına yıkılan halk, evlerinin altına bodrumlar inşa ederek kendilerine yeni barınma alanları oluşturuyordu. Bodrumlarda yaşam şartlarının zor olmasına rağmen halk, tüm zorluklara rağmen direnmekten vazgeçmedi ve kendini saldırılara karşı korumaya devam etti. Evleri yıkılan mahalle halkı direnişi bırakıp gitmemek için bir başka eve yerleşiyor ve orada kendini savunmaya devam ediyordu.

Saldırılar sırasında Toplumsal Savunma Güçleri'ne (HPC) katılan Nesrîn Reşîd direniş ile ilgili şunları söylüyor: "Yerel halk rejimin baskı ve tutuklamalarına karşı korku ve endişe içindeydi. Rejimin ambargosuna karşı zorluklar yaşıyordu. Ancak halkın tecrübeleri, bu zorlukları atlatabildi ve şu an güven içinde yaşıyorlar.”

Bodrumlarda anadil eğitimi

Şüphesiz ki Şêxmeqsûd direnişi, sadece askeri bir direniş değildi. Halk her alanda değerlerini savundu. Bu değerlerden biri de anadilin savunulmasıydı. Mahalleliler bodrumlarda dahi olsa anadillerini öğrenmekten geri durmadı. Saldırıların amacının halkı ve kültürünü yok etmek olduğunun farkında olan halk, top mermileri altında anadilini öğrenmekten geri durmadı.

Bu süreçte öğretmenler, üç ayrı eğitim programını bodrumlarda tamamladı.

Öğretmenlerin bir kısmı savunma güçlerine katılarak çetelerin karşısında durdu, bir kısmı da hastanelere giderek sağlık hizmetlerine yardımcı oldu. Sıcak savaşın ortasında dahi anadil eğitiminden geri durmayan Şêxmeqsûd halkı, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan bir özsavunma gerçekleştirdi. Dilinde ısrar etmek onlar için mücadelenin en önemli parçalarından biriydi.

Mahalle korundu

Uzun süren direnişin ardından Şêxmeqsûd halkı, kendini ve oluşturduğu yönetimini korudu. Mahallede güven ortamı oluşturuldu. Mahallenin her alanında savunma komitelerine bağlı Toplumsal Savunma Güçleri (HPC, HPC-Jin) oluşturuldu. İç Güvenlik Güçleri (asayiş) mahallenin iç güvenliğini sağlamaya başladı.

Şêxmeqsûd özsavunmanın önemini bir kez daha gösterdi

Şêxmeqsûd Mahallesi’ndeki direniş, özsavunmanın bir toplum için birincil ihtiyaç olduğunu bir kez daha gösterdi. Ancak özsavunmanın saf bir silahlı mücadeleden ibaret olmadığı unutulmamalıdır.

Özsavunma, silahlı mücadelede dahil tüm manevi değerlerini koruma yolu ve bunun için çeşitli direniş yöntemlerinin geliştirilmesidir. Bir toplum asimilasyon ve işgale karşı kendini korumak istiyorsa; diline, kültürüne, toplumsal ve tarihi tüm deneyimlerine sahip çıkmak zorundadır. Bunun için de toplumsal kurumlar inşa etmelidir.

Şêxmeqsûd Mahallesi’ndeki direnişte, özsavunmanın tüm boyutları tarihi bir örnek olarak tarihin sayfalarındaki özgün yerini aldı.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler