Tayip Temel: Devlet o insanların yaşamlarını yitirmesine neden oldu

Garê saldırısı sonrası HDP’ye yönelik saldırıları değerlendiren HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van Milletvekili Tayip Temel, “bizim partimiz o insanların sağ salim ailelerine ulaşmaları için girişimlerde bulunurken hükümet bir gece orada devlet görevlilerinin alı konulduğunu bilerek bombalayarak aslında o insanların yaşamlarını yitirmesine neden oldu” dedi.

AKP/MHP hükümetinin Garê’ye yönelik başarısızlık ile sonuçlanan saldırı sonrası HDP’ye yönelik saldırlar arttı. Garê’de uğradığı hezimetin üstünü örtmeye çalışan AKP hükümeti bu yenilginin acısı HDP ve Kürt halkından çıkartmayı amaçlıyor. HDP’nin kapatılması tartışmaları, Meclise getirilen milletvekillerine ilişkin fezlekeler ve HDP üyelerine yönelik gözaltı tutuklama saldırıları sürerken bu saldırgan tutum kapsamında HDP’nin başlattığı “Herkese Adalet” kampanyası devam ediyor.

Türk hükümetinin HDP’ye yönelik siyasi soykırım operasyonlarını değerlendiren HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van Milletvekili Tayip Temel, “Diplomasisinde başarısız, Ortadoğu’ya müdahalesinde başarısız, Suriye politikasında tamamen dibe vurmuş başarısızlıklar ile dolu bir hükümet gerçeği var. İktidarda olan AKP/MHP ortaklığı Kürt düşmanlığı üzerinden Türkiye’de ki muhalefeti ve toplumsal gerilimi dizayn etmeye çalışıyor” dedi.

‘GARÊ YENİLGİSİNİ YENİ DİZAYNA DÖNÜŞTÜRMEK İSTEDİ’

Temel, AKP/MHP iktidarının İdlib’de Rus uçaklarının bombalaması sonucu 30 Türk askerinin ölümünde bile muhalefeti suçladığını, Kemal Kılıçdaroğlu’na cenaze töreninde saldırının o dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek şunları aktardı: “Garê’nin kritik durumu, şu orada istifayı getirebilecek politik durum söz konusu. Yıllardır demokratik kitle örgütleri ve bizim partimiz o insanların sağ salim ailelerine ulaşmaları için girişimlerde bulunurken hükümet bir gece orada devlet görevlilerinin alı konulduğunu bilerek bombalayarak aslında o insanların yaşamlarını yitirmesine neden oldu. Bu saldırıya rağmen istifa etme veya hesap verme pozisyonundayken yeni bir dizayna ihtiyaç vardı. Aslında Garê operasyonundan sonra hükümet toplumsal kesimleri bastırmak bir yana muhalefet partilerine siyaset operasyonuna dönüştürmek istedi”.

Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Savunma Bakanı Hulisi Akar’ın Mecliste bulunan siyasi partileri ziyaret etmesinin hesap vermekten kaçmak olduğunu söyleyen Temel: “Bu politikaları tutmadı. Hiçbir muhalefet partisi hesap verme konumunda olan bu iktidarın arkasında dizilmedi. Oradan tekrar bir vatan millet Sakarya söylemi üzerinden bir birlik kurmak HDP’yi dışında bırakarak Kürt düşmanlığını bu noktada derinleştirmek ve HDP’ye linç sürecini başlatmayı hedeflediler. Fakat bu istedikleri amaca ulaşamadılar.”

‘HDP FAŞİST BLOK KARŞISINDA DURAN TEK GÜÇTÜR’

HDP Eş Genel Başkanı Yardımcısı Tayip Temel, “Uzun süredir AKP ve daha önce AKP’nin kapatılması için kampanya yapan Perinçek grubu ile MHP aklı uzun süredir HDP’nin kapatılması, linç edilmesi çağrılarında bulunuyorlardı. İşte iktidarın savaş politikalarının kurmayları olanlar bu Garê’de ki durumu bir siyasi operasyona çevirmek istediler. Bu istediklerini başaramadılar, başaramadıkları içinde bazı vekillerimizin alakasız trajik komik iddialar ile fezlekeleri gündeme getiriliyor. Şu çok net, bu saldırı dalgasının temel iki sebebi olduğunu düşünüyoruz, en direngen kale olarak HDP’ye saldırarak bu sürecini kamufle etmeye çalışıyor. Kürt düşmanı dili ile faşistleri, ırkçıları harekete geçirmeye çalışıyor. İkinci bir unsur ise HDP bu faşist iktidar bloğu karşısında duran tek cesur partidir. Dolayısıyla cesareti giderek diğer muhalefet partilerine de bulaşıyor. Dolayısıyla bir karşı duruş varsa bir teslim olmama hali varsa bununda merkezi HDP’dir dolayısıyla saldırı merkezini buraya yoğunlaştırıyorlar. Garê’den sonra ortaya çıkan durum çaresizlik, acizlik ve başarısızlık” ifadelerine yer verdi.

HALK YÖNÜNÜ HDP’YE ÇEVİRİYOR

“AKP’ye daha önce bir şekli ile oy veren manipüle edilerek AKP’yi çözüm gücü gören ve ona oy veren mütedeyyin Kürtler yüzünü HDP’ye dönmüş durumda” diyen Temel, bölgede yaptıkları saha çalışmasını da ilk kez paylaşarak şunları kaydetti: “AKP’nin yozlaştığına, İslami değerleri bozduğuna dair bölgede kanaat gelişmiş durumda. Kitleler AKP’den farklı düşünmeyen AKP’den türeyen partilere değil HDP’ye yönünü çeviriyor. HDP Kürdistan’da da Türkiye halkları nezdinde de direngen karşı duruşu ve tutarlı politikasıyla HDP’nin savaş ile ölüm siyaseti karşısında çözüm olarak diyalog ve müzakere ile sorunların çözüme kavuşturulması siyaseti mayasını tutuyor. Halkın her alanda desteğinin sürmesi ve artarak devam etmesi bu saldırı dalgasını durdurma bakımından önemli faktörlerden biri”.

Kürdistan’da çalışma yürüten ve HDP’ye yönelik baskıları kabul etmeyen Kürt partilerinin ilerleyen günlerde ortak bir açıklama yapmaya hazırlandıklarını ifade eden Temel, “HDP’ye yönelik saldırılar karşısında durmazlar ise bu saldırı dalgasından kendilerinin de etkileneceğini biliyorlar ve bunun içinde Kürdistani hareketlerin tutumu oldukça değerlidir” değerlendirmesinde bulundu.  

İKTİDARA KARŞI DİRENİŞ AĞI ÖRÜLÜYOR

İktidarın ortaya attığı gündemler ile ilgilenmediklerini başlatılan “Herkese adalet” kampanyasını sürdürdüklerinin altını çizen Temel, “HDP şu anda ‘Herkese adalet’ şiarı ile aslında tecrit, savaş, ölüm, inkar ve Kürt düşmanlığı politikalarına karşı bir direniş hattı örmeye çalışıyor. Biz aslında kendi işimizi yapıyoruz. Onlarda kendilerince kendilerine kaybettirecek politikalar geliştiriyorlar. Şunu kesinlikle belirtmek istiyoruz. HDP’ye yönelik gerçekleştirilen bütün saldırı politikaları aslında muhalefetin seçim gerçekliğini ortadan kaldırmaya dönük saldırılardır” dedi.

HDP ETRAFINDA KENETLENME ÇAĞRISI

Son olarak AKP iktidarının yanlış politika ve siyasetinden vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Temel şunları söyledi: “Çağrımız halkımızadır, hiçbir güç bizi seçime girmekten seçim denkleminde yer almaktan alıkoyamaz. Bizim bu konuda alternatifimiz her zaman var. Bu konuda hiçbir şekilde biz seçim dışı denklemde kalamayız o yüzden halkımız bu konuda rahat olsun. Fakat HDP’yi korumak, sahip çıkmak ve HDP etrafında kenetlenip mücadele yürütüp bu iktidara gerekli dersi versinler. HDP halklar, özgürlükler, işçi sınıfı açısından ve ezilen ötekileştirilen bütün kimlikler bakımından korunması gereken bir mucizedir. Halkımızı HDP etrafında kenetlenmeye ve bu mücadeleyi korumaya çağırıyoruz. Bu konuda başarılı olacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

ANHA


Diğer Haberler