​​​​​​​TC’nin İdlib’den çekilmesi ve arkasındaki planlar

Türk devletinin İdlib’den çekilmesiyle birlikte Rusya saldırılarını arttırarak onlarca TC çetesini öldürdü. TC ve çeteleri de Minbic ile Eyn İsa’ya saldırılarını arttırdı. Bu gelişmeler “Türkiye ile Rusya arasında yeni bir anlaşma var mı?” sorusunu ön plana çıkarıyor.

18 Ekim’de Türk devletinin Suriye’deki en büyük gözlem noktalarından biri olan Hama’daki Morik üssünü boşaltmasıyla başlayan süreçte birçok gelişme yaşandı.

Söz konusu noktanın boşaltılmasının ardından Türk devleti ve çeteleri, Eyn İsa ile Minbic’e yönelik saldırılarını arttırırken, QSD savaşçıları saldırılara meşru savunmayla karşılık veriyor. 

Sonrasında ise Rus savaş uçakları, İdlib’de Türk devletine bağlı Feylek El Şam çetelerini bombaladı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR), olayda en az 78 çetenin öldüğünü, 90’ının da yaralandığını duyurdu.

Türk devletinin Karabağ ve Libya müdahalesi ile birlikte Rusya’yla yaşadığı çelişkiler de göz önünde bulundurulunca Suriye ile ilgili birçok soruyu da beraberinde getiriyor.

‘QSD’NİN SALDIRILARA KARŞILIK VERMESİ PLANLARI BOZDU’

Rusya ve Türkiye’nin planlarını değerlendiren Siyasi Analist Semir Ezam, “Türk devleti ve çeteleri, Rusya-Türkiye anlaşmasıyla Morik gözlem noktasından çekilerek Eyn İsa ve Minbic’e saldırıyor. Bir yıl önce de Türk devleti ve onun DAİŞ’i, Serêkaniyê ve Girê Spî’yi işgal etmişti. Böylece Rusya, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerini yeniden Şam hükümetine vermeyi, Özerk Yönetim ile QSD ortadan kaldırmayı planladı. Bu plan ve anlaşmalar, Rusya’nın, ABD’nin Kuzey ve Doğu Suriye’den tamamen çekileceği tahmin edilerek yapıldı çünkü Trump, çekileceklerini açıklamıştı. Diğer yandan Rusya, Türk devletinin saldırılarıyla QSD’nin zayıflayacağını ve Özerk Yönetim’in elindeki bölgeleri yönetemeyecek duruma düşeceğini düşünüyordu. Fakat ne Trump’ın çekilme planı tam olarak gerçekleşti ne de Türk devletinin Eyn İsa ve Minbic’e yaptığı son saldırılar, bölgeyi Şam rejimine teslim ettirecek kadar QSD’yi zayıflattı. Yani kısacası Rusya ve Türkiye’nin ortak planı, QSD’nin Türkiye-DAİŞ saldırılarına karşılık vermesiyle suya düştü” dedi.

RUSYA’NIN TC ÇETELERİNE SALDIRILARI VE KARABAĞ

Rusya’nın Türk devletine bağlı Feylek El Şam çetelerine yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Ezam, “Rusya, Erdoğan’ın Ermenistan’a karşı Azerbaycan’a İslami terörist göndermeye devam etmesine karşılık olarak İdlib ve Cerablus’taki çeteleri bombaladı. Rusya, çetelerini Suriye ve Libya’da kullanması üzerine Türkiye ile anlaştı. Çeçen savaşını unutmayan Rusya, İslamcıların Kafkasya’da bir araya gelmesini istemiyor. Türkiye’ye Azerbaycan’da geri adım attırmak ve Suriye’deki işbirliklerini yürütmek istiyor. Çünkü Türkiye ve Rusya’nın çıkarları var ve biri olmadan diğeri bu çıkarları gerçekleştiremez.”

‘SURİYE HALKLARININ KANI ÜZERİNDEN KİRLİ PAZARLIKLAR VAR’

Siyasi Araştırmacı ve Yazar Hüseyin Ömer de Rusya ile Türk devleti arasında kirli pazarlıkların devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Hiç şüphesiz ki Rusya ve Türkiye arasında, Suriye halklarının kanı üzerinden yapılan çok sayıda anlaşma var. Bu anlaşmalar Beşar Esad’ı yönetimden uzaklaştırana kadar devam edebilir. Rusya’nın son saldırıları bunu gösteriyor. Görünen o ki Rusya, Esad’ı istifaya zorlayıp yerine kendine göre birini koyarak yönetime el koymaya çalışıyor. Ancak Rusya’nın önünde engel oluşturan konu, İran’ın Esad’a ilişkin tutumu. Rusya-İran çelişkisinin Rusya-Türkiye çelişkisinden daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bunun nedeni de İran’ın, Suriye’deki devlet kurumlarının tamamına yerleşmiş olmasıdır. Rusya ve Türkiye, Suriye’deki birçok ortak konuda çelişki halindedir. Fakat Avrasyacı tutum, ABD ve Avrupa’ya olan kin, bu iki ülkeyi birbirine yakınlaştırıyor. Zaten Rusya ve Türkiye diktatörlükle yönetiliyor ve bu iki diktatörün anlaşmaları derinleşerek, ilerleyerek devam edecek gibi gözüküyor.”

SURİYE’DEKİ DENGELER

Semir Ezam, İdlib ve Suriye genelindeki gelişmelerin ve var olan grupların durumu göz önüne alındığında savaşın durmayacağını, böylece Suriye’nin birlik olamayacağını belirterek, “Tek çözüm ademi merkeziyetçi ve demokratik bir Suriye’dir” dedi,

Hüseyin Ömer ise aynı konuya şu yorumu yaptı: “İdlib’in mevcut haritasında değişiklikler olacağını tahmin etmiyorum. İran’ın Türk devleti ve çetelerinin elindeki bölgeleri almak için yaptığı girişimlere rağmen böyle düşünüyorum. Çünkü İran ve rejim, Rusya’nın hava desteği olmadan bir şey yapamıyor. Bu nedenle de olası değişiklikler Rusya’ya bağlı. Tüm bunlarla beraber İdlib meselesi, işgal ettiği Efrîn ve diğer bölgeler gibi Türk devletinin önünde sorun olarak duracaktır.”

(cj)

ANHA


Diğer Haberler