Teslim olan çete üyesinin anlatımlarından İdlib, Efrin ve Gire Spi işgali

Cebhet El Nusra çetelerinden kaçarak QSD’ye teslim olan Mûeyed Ebo, çetelerin yaptığı talan, hırsızlık ve insanlık dışı uygulamaları kabullenemediğini bunun için de çete örgütünden kaçarak, QSD’ye teslim olduğunu söyledi.

İşgalci Türk devleti Rojava-Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıların DAİŞ/Nusra artığı binlerce çeteyi “Suriye Milli Ordusu SMO” adı altında toplayarak 9 Ekim’den itibaren Serkaniye ve Gire Spi merkezli yeni bir işgal ve soykırım saldırısı başlattı.

Saldırıların başladığı günden bu yana yüz binlerce sivil yerlerinden edilirken, yüzlerce sivil; çocuk, kadın, yaşlı, sağlık çalışanı demeden katledildi, sağ yakalananlar insanlık dışı işkencelere maruz kaldı. Saldırılarda uluslararası alanda yasaklı kimyasal içerikli fosfor bombaları dahil her türlü silah tekniği kullanıldı.

Halen devam eden saldırılarda her türlü özel psikolojik savaş yöntemleri devreye konularak, işgal edilen alanlarda insanlar katledilerek, uluslararası kamuoyuna kirli bilgiler servis edilerek, işgal ve soykırıma meşruiyet kılıfı giydirilmeye çalışılıyor.

Türk devletinin bu saldırıları, sadece fiziki işgal ve katletmelerle sınırlı kalmadı. Bölgeden binlerce ton buğday, arpa gibi hububat Türkiye geçirilerek iç pazarda tüketildi.

Türk devletinin bölge işgalinde kullandığı ve tüm dünyaca terörist ilan edilen, ancak SMO adı altında aklanmaya çalışılan DAİŞ/Nusra çetelerinden olan Mueyed Ebo isimli çete üyesi, Gire Spi’den kaçarak QSD güçlerine teslim oldu ve bugüne dek özellikle İdlib, Efrin ve Gire Spi’deki, Türk devleti ve çetelerinin tüyler ürperten uygulamalarını anlattı.

İDLİB’DEN EFRİN’E, EFRİN’DEN GİRE SPİ’YE TERÖR UYGULAMALARI

Türk devletine bağlı Cebhet El Nusra çetelerinden kaçarak QSD’ye teslim olan Mûeyed Ebo, beraberinde çetelere ait çok sayıda silah ve cephane de de getirerek QSD’ye teslim oldu.

Çete üyesi verdiği Mûeyed Ebo, 2011 yılında İdlib’de Ceyş Siwar çeteleri arasında bulunduğu gerekçesiyle rejim tarafından yakalanarak cezaevine konulduğunu, 6 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldığını, söyledi.

Kendi anlatımına göre, serbest kaldıktan sonra doğruca Türkiye’ye giden Ebo, inşaatta çalışarak ailesini geçindirmeye çalışmış. Daha sonra Idlîb’e geri dönen Ebo, Efrîn’e gittiği sırada Türk devletine bağlı çeteler tarafından alıkonularak El Nusra çetelerine dahil edilmiş.

Nusra çete örgütü içinde yaşadıklarını ise Ebo şöyle anlatıyor: “Biz İdlib’deyken durumlar çok kötüydü. Büyük tehlike altındaydık. Bunun için oradan Efrin’e kaçtım ama zaten Efrin’de de normal sivil bir yaşam sürdürmek mümkün değil. Bunu koşulları yoktur. Orada yaşayabilmek için mutlaka bir çete grubuna dahil olmalısınız. Çete gruplarının hepsi hırsızlık yapıyor, halka eziyet çektiriyor. Mallarına, mülklerine el konuluyordu. Yine sivilleri kaçırarak serbest bırakma karşılığında 10-15 dolar para ailelerinden alıyorlardır.”

‘TÜRKİYE’DEN GİRE SIPİ’YE GEÇTİK’

9 ekim 2019’da Gire Spi’ye dönük gerçekleştirilen işgal saldırılarında yer almak için Türkiye’den otobüslerle gönderildikleri bilgisini veren Ebo, şöyle konuştu, “ Buraya vardığımızda Gire Spi’nin durumu yapılan zulüm ve hak ihlalleri açısından Efrin’den de daha kötü durumdaydı. Kendi gözlerimle talan ve hırsızlık olaylarına defalarca tanıklık etti. Buğday, arpa ne bulurlarsa talan ediyorlardı. Bu yapılanlar karşısında vicdanen zorlanıyordum. Bu talan olaylarında çoğu zaman QSD üniformasıyla yapılıyordu. Bu şekilde halkın gözünde QSD hırsız ve talancı olarak kötülenmiş oluyordu. Yine şu anda Gıre Spi’de gerçekleştirilen bombalı araç saldırılarını da Türk devleti kendisi örgütlüyor, ancak sürekli de QSD yapmış gibi göstererek anti propaganda malzemesine dönüştürüyor.”

Tüm çete örgütlerinin Türk devletinin ve ordusunun talimatıyla hareket ettiklerini söyleyen ebo, “onlar için ülke, onur, değer hiçbir şekilde önemli değildir. Onlar sadece alacakları dolarların hesabını yaparlar.” Dedi.

‘TAHAMMÜL EDEMEDİM KAÇTIM’

Girê Spî’ye yönelik saldırılarda kullanılan çeteler arasında bulunan Ebo, Girê Spî’de çetelerin insanlık dışı uygulamalarına şahitlik edince, bu yapılar içindeki varlığını sorgulamaya başlamış.

Çetelerin talan ve hırsızlık ve her türlü insanlık suçuna tanıklık Ebo, yaşadıklarını ANHA’ya anlattı.

Çetelerin yaptığı hırsızlık ve talanı anlatan Ebo, “Kendi gözlerimle halkın malını nasıl çaldıklarını gördüm. Vicdanım bunu kabul etmedi. Çoğu zaman çalınan malların paylaşımı nedeniyle çeteler arasında anlaşmazlıklar çıkıyordu. Teslim olmamdan bir gün önce bir çete komutanı köylülerden birinin arabasını çaldı” dedi.

QSD savaşçılarıyla iletişim kuran Ebo, QSD’ye teslim olmaya karar verdiğini, Eyn Îsa’nın batısında bulunan Xalidiyê köyünde çetelerden kaçarak, QSD güçlerine teslim olduğunu, kaydetti.

Ebo beraberinde doçka, bisfing, BKC, 4 kaleşnikof, termal dürbün, M-16 ve çok sayıda mermiyi de getirerek QSD’ye teslim etti.

ANHA

 


Diğer Haberler