TEV-DEM: 19 Temmuz Devrimi, Suriye Devrimi’nin gerçek temsilidir

19 Temmuz Rojava Devrimi’nin, Suriye Devrimi’nin gerçek temsili olduğunu belirten TEV-DEM, devrim değerlerinin korunması için birlik ve direnişin önemin şart olduğunu kaydetti.

19 Temmuz Rojava Devrimi’nin 8’inci yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yapan TEV-DEM, Suriye halklarının 15 Mart 2011’de başlattığı devrimin Rojava Devrimi ile gerçek temsiliyetini bulduğunu belirtti.

TEV-DEM’in açıklaması şöyle:

“2012 yılının Temmuz ayında, teröre karşı direnişin dünya başkenti olan Kobanê’de başlayan devrim, 15 Mart 2011’de başlayan, devlet zihniyetine karşı demokratik ve özgür toplumun inşasını amaç edinen Suriye halklarının devrimini temsil etmekte ve devrimin gerçek değerlerine sahip çıkmak adına başarıya doğru ilerlemektedir.

Bölge güçleri teröristlere verdikleri destekle Suriye halklarının devrimini gerçek amacının dışına çıkarmış, silahlı grupların üyeleri Suriyeli binlerce kişiyi katletmiştir. Bu gruplar askeri alana yayılmış ve Suriye, halklara ait bir şey bulunmayan savaş meydanına dönmüştür. Söz konusu durumdan en çok pay sahibi olan da dünya terörist hareketlerinin başını çeken Erdoğan liderliğindeki AKP hükümetidir.

Bahsi geçen silahlı gruplar, kimi uluslararası ve bölgesel güçler tarafından Suriye’nin yıkımı, değerleri ve zenginliklerinin talanı ve ülkeyi zulüm çağına sokmak için Suriye’ye gönderilmiştir.

İşgalci Türk devleti Suriyeliler arasında yaşanan çatışmaları körükleyerek, toplumunda demokratik değişimlerin oluşmasının zeminini tahrip etti. Suriye halkları arasında karışıklık çıkarmak için birçok girişimde bulundu. Bu girişimler Suriye’nin birçok yerinde amacına ulaşsa da birçok dini ve ulusal gruplar ile aşiretlerin yoğunca yaşadığı Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde amacına ulaşamamıştır.

Askeri, istihbarat ve basın yoluyla tüm yöntemlerini 19 Temmuz Devrimi’ni çürütmek, işgal ve çıkarlarını gerçekleştirmek isteyen Türk devleti; işgali altında bulundurduğu Efrîn, Cerablus, Bab ve İdlib’de demografik değişim yapmakta, bu bölgelerde Suriye halklarına ait hiçbir şeyin kalmaması için Türk devlet kurumlarını inşa etmekte ve her yere Türk bayrağı asmaktadır. Bu uygulamalar Suriye topraklarının Suriye’den koparılmasını, işgalini ve Türkiye topraklarına katılma amacını ortaya koymaktadır.

Tüm bunların karşısında Kuzey ve Doğu Suriye halkları, 19 Temmuz ruhuyla kendi evlatlarının oluşturduğu askeri güçlerinin arkasında durmuş, bu uğurda on binlerce şehit ve yaralı vermiştir. Kadınların bu devrimdeki rolü başat olmuş ve toplumsal, siyasi, askeri ve güvenlik alanlarında örgütlülüğünü de geliştirmiş, teröristlere ve işbirlikçilerine karşı kazanan kadınlar olmuştur. YPG-YPJ ve QSD savaşçıları sayesinde Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm halkların kazanımları korunmuştur.

Bu vesileyle Kuzey ve Doğu Suriye’nin demokratik güçlerine, uluslararası ve bölgesel güçlerin çıkarlarını gerçekleştirmek için yüzbinlerce Suriyelinin katledilmesine, milyonlarcasının göç etmesine neden olan teröre karşı durma çağrısında bulunuyoruz.

Terör ve işgal tehlikesi halen devam etmektedir. 19 Temmuz Devrimi’nin kazanım ve değerlerini korumak için birlik, dayanışma ve direnişten başka seçenek yoktur. Sadece bu devrimi başlatan ruh, özgür yaşamımızı ve halk devrimini zafere ulaştırmamızı sağlayacaktır.”

(cj)

ANHA


Diğer Haberler