​​​​​​​Tıl Hasıl ve Tıl Eran: Çetelerin 3 gün süren Kürt katliamı

27 Temmuz 2013 günü Halep’in güneydoğusunda, Kürtlerin yaşadığı Tıl Hasıl ve Tıl Eran beldelerinde, Türk devleti destekli El Nusra çeteleri tarafından katliam gerçekleştirilmiş ve 3 gün süren saldırılarda 50 sivil katledilmişti.

Türk devleti destekli çete grupları Abdulcabbar El Egedi adlı çete başının öncülüğünde 24 Haziran 2013 günü Antep’te bir araya gelerek toplantı düzenledi. ‘El Şimal Mücahitleri’ adlı operasyon odasının kurulduğu toplantıda, Türk devletinin denetiminde Kürt halkına karşı savaş kararı alındı.

Bu savaş kapsamında hedef alınan yerlerden olan Tıl Hasıl ve Tıl Eran, Halep’in Sifere bölgesine bağlı iki beldedir. Suriye krizinin başlamasının ardından Kürtlere yönelik ilk katliamlar, bu beldelerde yapıldı.

TIL HASIL VE TIL ERAN’IN TARİHİ

Halep’in 17 km güneydoğusunda bulunan Tıl Hasıl’da halkın çoğunluğu Kürtlerden oluşuyor. Halep-Sifere yolu üzerinde bulunan Tıl Hasıl ve Tıl Eran, birbirine komşu iki beldedir. Yaklaşık 15 bin nüfuslu Tıl Hasıl, Müslüman ve Êzidî Kürtlerin yaşadığı bir yerleşim biri olarak da öne çıkıyor.

Tıl Hasıl ismi Girê Aran’dan gelir. Halep’in Osmanlıların elinde bulunduğu dönemde tarım ürünlerinin bir tepe şeklinde burada toplanması nedeniyle bölgeye Tıl Hasıl ismi veriliyor. Bölgede halen de bazı yelerin ismi Kürtçedir. Tarihi mekanlarda dahi Kürtçenin izlerine rastlamak mümkündür. Hêrot Harabeleri, Berîde Tepesi ve Şêlê Harabeleri bunlardan sadece birkaçıdır.

Hemkê ailesinden Al Ebas aşireti, Al Kalo, Al Ênce, Al Şemo, Al Terboş, Al Xilosî, Al Eirec, Al Demilî, Al Welo, Al Cerad ve daha bir çok aşiret Tıl Hasıl’da yaşıyor.

Tıl Hasıl’da geçim daha çok sebze fideleri, çiçek türleri ve çeşitli meyve ağaçları üzerinden gerçekleşiyor. Hayvancılığın da yapıldığı Tıl Hasıl’da küçük çaplı sanayi işletmeleri de bulunuyor.

4 cami ile ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde okulların bulunduğu Tıl Hasıl’ın 20 km mesafedeki komşusu Tıl Eran’ın nüfusu ise 35 bin dolayındadır. Tarihi büyük bir tepenin bulunduğu Tıl Eran’da Mîtanilerden bu yana yaşam sürdürüldüğü tarih kayıtlarında geçiyor. Mîtani ve Ferewnanların ardından Aramiyanların başkenti olan Tıl Eran’ın etrafında, Kürtçe isimlere sahip birçok küçük tepeye raslamak mümkün. 

2013’TE TIL HASIL VE TIL ERAN’DA NELER YAŞANDI

Suriye krizinin başlamasıyla Tıl Hasıl ve Tıl Eran halkı Cephet El Ekrad (Kürt Cephesi) adını verdikleri askeri güçleriyle öz savunma birlikleri oluşturdu. Bu güçlerin görevi halkı saldırılardan korumaktı. Bu güçler Minbic’den, Tebqa’ya, Reqa’ya kadar birçok yerde geliştirdikleri direnişle kısa sürede halkın büyük güvenini kazandı.

Tıl Hasıllı Avukat Alaattin Halid, çetelerin neden bu beldeleri hedef aldığını ve 27-28-29 Temmuz 2013’te neler yaşandığını anlattı.

Tıl Hasıl ve Tıl Eran katliamı öncesi çetelerin hazırlık yaptığını belirten Halid, “Suriye krizinin ilk döneminde Tıl Hasıl ve Tıl Eran halkı, ‘ÖSO’ adı altındaki grupların topraklarına girmesine izin vermemişti. Her iki beldenin kanaat önderleri ve gençleri tarafından hizmet çalışmaları ve savunma alanında görev dağılımı oluşturulmuştu. Bölgede huzur hakim olmuş ve Halep’in Sifere bölgesinden göç etmek zorunda kalan çoğu sivil buraya geçmişti. O dönem ÖSO adı altındaki gruplar, Humus’ta Suriye rejim güçleriyle çatışmaya girmiş ve geri çekilmişti. Sonrasında Antep’te, MİT denetiminde toplanan bu gruplar, Kürtlere karşı katliam kararı aldı.”

TIL HASIL VE TIL ERAN NEDEN HEDEF ALINDI

Halid, Tıl Hasıl ve Tıl Eran’ın neden hedef olduğuna ilişkin şunları söyledi: “Efrîn ve Kobanê kantonlarının birleşme ihtimali vardı. Rojava’daki Kürt halkını ve güçlerini imha etmek isteyen Türk devleti, iki kantonun birleşmesini istemiyordu. Bu amacını da çete grupları eliyle gerçekleştirmeye çalışıyordu. Bununla birlikte Türk devleti, Til Hasıl ve Tıl Eran’dan Ezaz ve Bab’a kadar olan bölgede Kürtleri yok etmeyi amaçlıyordu.”

KATLİAMIN TANIKLARI ANLATIYOR

O dönem Tıl Hasıl ve Tıl Eran Sivil Meclisi Başkanı olan ve katliamın tanıkları arasında yer alan Cuma Kalo, 3 gün boyunca yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“27 Temmuz (2013) günü sıradan bir gündü. Herhangi bir saldırı olabileceğini tahmin etmiyorduk. Önce Cephet El Ekrad güçlerinin Tıl Hasıl’daki noktalarına saldırdılar. Sonra beldeyi kuşatmaya aldılar. O anlarda Tıl Eran’dan Tıl Hasıl’a gitmekte olan 5 kişilik bir aile, çeteler tarafından taranarak katledildi.”

Saldırılarla beraber halkın direnişe geçtiğini kaydeden Cuma Kalo, “Çeteler Cephet El Ekrad’ın noktalarına saldırıp beldeyi kuşatmaya almak isteyince halk da belde çevresinde konuşlanıp direnişe geçti. Gençlerimiz onların saldırılarını boşa çıkardı. Çetelere ait askeri araçlara el koydu. Beldenin tek girişi, caminin bulunduğu yerdeydi. İkindi vakti camiye giren çeteler imamın ezan okumasına ve cemaatin namaz kılmasına izin vermedi. Keskin nişancılarını camiye yerleştirmiş ve kimi görseler ateş açıyorlardı. İlk saldırı yaklaşık 3 saat sürdü. İftar vakti geldiğinde çeteler saldırılarını durdurmuş ve bize, sivilleri korumak için geldiklerini söyleyerek teslim olmamızı söylüyorlardı. Yaptıkları anonsta malımızın, canımızın ve eşlerimizin kendileri için helal olduğunu söylediklerinde hepimiz daha da öfkelendik ve sonuna kadar direniş kararı aldık. Çatışma gece saat 2’ye kadar devam etti. Beldenin girişi kontrolümüzdeydi. Çetelerden yalnızca köye giren grup kalmış ve camide çembere almıştık. Telsiz üzerinden bağlantı yaptıklarında seslerini duyduk. Aynı operasyon odasında yer aldıkları diğer çetelerden destek istiyorlardı. 

Minbic, Reqa ve Cerablus’taki Sivar İdlib ve Ekrad Cebel El Zaviye çetelerinden yardım istemişler. Yaklaşık 10 bin çete beldeye saldırdı. 28 Temmuz günü çok ağır çatışmalar yaşandı. Can güvenlikleri için kadınları ve çocukları beldeden çıkardık. Yanımızdaki silahlar da ferdi, hafif silahlardı. Çeteler ise çeşitli silahlarla saldırıyorlar, top ve füzelerle beldeyi bombalıyorlardı.

29 Temmuz’da da çatışmalar devam ediyordu. Çeteler Tıl Hasıl’da yenilince Tıl Eran’a saldırdılar. Sonra Tıl Eran’ı ele işgal ettiklerini duyduk. Orayı aldıktan sonra yine bizim beldeye yöneldiler ve kuşatmaya aldılar. Silah ve cephanemiz azdı ve çekilmekten başka seçenek önümüzde kalmamıştı. El Nusra çeteleri beldeyi ele geçirmişti. 8’i yabancı uyruklu çetebaşı 480 çete üyesi öldürülmüştü o direnişte. Bu yüzden belde halkına karşı büyük öfke içindeydiler.”

DİRENİŞİN İNTİKAMINI SİVİLLERDEN ÇIKARDILAR

Çetelerin beldeye saldırırken ummadıkları bir direnişle karşılaştığını belirten Cuma Kalo, direniş sonrası sivillerin hedef alındığını belirterek şöyle devam etti: “Çeteler saldırıya geçtiklerinde birkaç saat içinde beldeyi işgal edeceklerini düşünüyorlardı. Fakat Tıl Hasıl ve Tıl Eran halkının direnişi karşısında şaşkına dönmüşlerdi. Geri çekilmek zorunda kaldığımızda direnişten duydukları öfkeyle sivilleri esir almaya başladılar. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 400 sivili esir aldıklarını, 50 sivili şehit ettiklerini öğrendik.

Beldenin gençleri direnişte ısrarlıydı. Topraklarından çıkmayı ve çetelere teslim olmayı reddediyorlardı. Geri çekildiğimizde bile geceleri çetelerin noktalarına gizlice giriyorlardı. Beldeler gece bizim kontrolümüzdeydi, gündüz çetelerin.

SURİYE HÜKÜMETİ KATLİAMI İZLEDİ

Avukat Alaattin Halid de Suriye hükümet güçlerine ait noktaların Tıl Hasıl ve Tıl Eran yakınlarında olmasına rağmen herhangi bir mücadelede bulunmadığına dikkat çekti. Halid, “Tıl Hasıl ve Tıl Eran beldelerinin sadece 6 km güneyinde, Suriye hükümetinin savunma kurumları vardı. Ayrıca beldelerin batısında Kiveris askeri hava limanı ve hatta Tıl Hasıl adında hava kuvvetleri bölüğü bile vardı. Fakat dikkat çeken şuydu. Katliamdan bir hafta önce cep telefonu şebekeleri kesilmişti. Kürtlere karşı bütün dünyanın gözü önünde katliam hazırlıkları yapıldı” sözleriyle Suriye hükümetinin katliamdaki rolünü dile getirdi.

KATLİAMDA VE DİRENİŞTE ŞEHİT DÜŞENLER

Tıl Eranlı Ezîza Bişar adlı yurttaş ise, “Halkın büyük bir direnişi oldu. Öyle ki 50 yaşındaki Hacı Adil Eto’nun fedakarlığını unutamam. Topraklarını ve birlikte yaşadığı halkı korumak uğruna şehit oldu. O direnişte 20 genç, yurdu çetelerin eline geçmesin diye canlarını feda etti” diyerek direniş şehitlerini andı.

Suriye topraklarında yaşayan Kürtlere yönelik büyük katliamlardan biri olan Tıl Hasıl ve Tıl Eran katliamında 50 sivil, Türk devleti destekli çeteler tarafından katledildi. Katledilenlerden 25’inin kimliği halen bilinmiyor. Kimlikleri tespit edilen katliam şehitlerinin isimleri ise şöyle: “Ehmed Eto, İbrahim Şemo, İbrahim Kalo, Ehmed Eskîf, Cuma Dibyan Kalo, Hacı Adil Eto, Hesen Hacı Mihemed, Hisên İbrahim, Abdulselam Bişar, Hemam Terbûş, Hemûd Ercûn, Xelîl Daşir, Rakan Eskîf, Ridwan Qasim, Hemadî Kalo, Semîr Hewa, Arif Eto, Abdulrezaq Bişar, Ebdo Eskîf, Ali Eskîf, Mihemed Bilal, Mihemed Hewa, Mihemed Mamat, Nuri Ercûn ve Yahya Faris.”

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler