​​​​​​​Til Koçer’in kapatılması ve Sezar Yasası: Göçmenler zor durumda!

Til Koçer sınır kapısının sınır ötesi yardımlara kapatılması ve Sezar Yasası’nın devreye sokulması Kuzey ve Doğu Suriye’deki kamplarda yaşayan yüzbinlerce göçmenin yaşadığı zorlukları da artırıyor.

Suriye’nin farklı alanlarında yıllardır süren savaşlar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yüzbinlerce sivil daha güvenli ve huzurlu gördükleri Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine göç etti. Herkese kapılarını açarak onları bölgedeki göçmen kamplarına yerleştiren Demokratik Özerk Yönetim imkânları doğrultusunda göçmenlere birçok yardımda da bulundu.

17 KAMP: 111 BİN 256 GÖÇMEN

Kuzey ve Doğu Suriye Mülteci ve Göçmen İşleri Bürosu verilerine göre, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde 10’u resmi (Newroz, Roj, Hol, Erîşa, Waşokanî, Til El Semin, Mehmûdiyê, Cedîdet El Hemir ile Minbic’in doğu ve batı kampları) olmak üzere toplam 17 göçmen kampı bulunuyor.

Diğer yandan çoğunluğu Fırat suyu yakınlarında olmak üzere göçmenler tarafından oluşturulan bazı kamplar da bulunuyor.

Göçmen kamplarındaki verilere göre, bölgede bulunana 17 kampta, 111 bin 256 göçmen (26 bin 317 aile) kalıyor.

Göçmenler tarafından oluşturulan kamplarda ise yaklaşık 1000 aile yaşıyor.

GÜN GEÇTİKÇE DURUM KÖTÜYE GİDİYOR

Özerk Yönetimin kısıtlı imkânları dışında kimsenin yardımda bulunmadığı kamplarda yaşayan göçmenler sağlık başta olmak üzere yaşamsal ihtiyaçlarını karşılama konusunda önemli zorluklarla karşı karşıya. 

Hesêkê’nin güneyindeki Erîşa kampında yaşayan Dêrazorlu Abdullah Mihemed El Ali adlı göçmen, “Kamptaki sağlık durumu iyi değil. İlaç yok. Ailelere yetecek insani yardım bulunmuyor. Her şeyin fiyatı çok pahalanmış, bir işte çalışmıyoruz” ifadeleriyle durumunu anlatıyor.

YARDIMLAR İLK KEZ VETO EDİLMİYOR

Rusya ve Çin 10 Ocak 2020 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK), Suriye'ye uluslararası yardımların gönderilmesine imkân tanıyan mekanizmanın yenilenmesini veto etti. Veto’nun ardından Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’nin Irak’a açılan Til Koçer sınır kapısından yardımların geçişi durduruldu ve sadece Türk devleti ve çetelerinin işgali altındaki Bab El Hewa sınır kapısından geçişlere izin verildi.

Suriye krizinin başlangıcından (2011) bu yana BM, 15’inci kezdir yardımların gönderilmesini içeren mekanizmayı veto ediyor.

Bu karar Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde sağlık ve insani durumu olumsuz etkileyerek insani bir kriz endişesi yaratıyor. Bu da Özerk Yönetimin yükünü arttırdığı gibi işini son derece zorlaştırıyor. Zira uzmanlar ve siyaset çevresi veto kararıyla asıl hedeflenin de zaten bu olduğuna dikkat çekiyor. 

TİL KOÇER VE SEZAR YASASI BÖLGEYE DÖNÜK AMBARGOYU ARTTIRDI

Til Koçer sınır kapısı, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük yardımlar gönderdiği önemli bir sınır kapısı. BM raporlarına göre bu sınır kapısı 1,3 milyon kişiye olanak sağlıyor.

Bölgeye yardımların geldiği tek yolu olan Til Koçer sınır kapısının kapatılması ve Sezar Yasası’nın 17 Haziran’da devreye sokulmasıyla Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük ambargolar arttı.

İNSANİ KONULAR SİYASALLAŞTIRILDI

Kuzey ve Doğu Suriye İnsani İşler Bürosu Eş Başkanı Ferhad Hemo, BMGK’nin insani yardımı bile siyasallaştırdığına işaret ederek, şunları belirtti: “Til Koçer sınır kapısının kapatılması ve yardımların sadece Bab El Hewa’dan geçmesi, insani yardımları nasıl siyaset malzemesi yapıldığıı gösteriyor. 

BM ve ilgili ülkelere sesleniyorum; insani çalışmaları, siyasi baskı ile amaçlardan farklı kılın. Türk devleti Kuzey ve Doğu Suriye’deki tarım arazilerini yaktı. Suyu bölge halkına karşı savaş aracı olarak kullanıyor ve bu durum da savaş suçu kapsamına giriyor.”

Suriye’ye gerekli yardımların yapılması için ilgili ülkelere seslenen Ferhad Hemo, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye karşı kullanacak hiçbir araç verilmemesi talebinde bulundu.

Siyasi aktivist Munzir Mihemed de göçmenlerin yaşadığı sorunların sorumlusu olarak Rusya’yı gösterdi. Rusya’nın BM’deki vetolarına işaret eden Munzir, Til Koçer sınır kapısının yardımlara kapatılmasının Türkiye’ye destek vermek anlamına geldiğini söyledi.

Bab El Hewa sınır kapısının açık tutulmasını Rusya-Türkiye yakınlaşmasına bağlayan Munzir, Suriye krizinde Türkiye ve Rusya’nın ortak çıkarlarının bulunduğunu ifade etti.

‘TÜRKİYE’NİN KONTROLÜNDEKİ KAPILARDAN GELEN YARDIMLAR ÇETELERE GİDİYOR’

Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşmayı fırsata dönüştürdüğünü belirten Munzir, “Türkiye, Suriye’deki işgal planlarını hayata geçirmek istiyor. Til Koçer sınır kapısının kapatılması Suriye hükümeti ve Türk devletinin işine geliyor. Rusya da Kuzey ve Doğu Suriye halklarını Suriye rejimine mecbur bırakmak istiyor. Yardımlar Bab El Hewa’dan Suriye’ye gönderilirse bu yardımlar Suriye halklarına ulaşmaz. Yardımı gönderen devletler de buna önem vermiyorlar. Yardımlar çetelere ulaşırsa bunun ağır sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandı.

(rr)

ANHA

 

 

 

 


Diğer Haberler