​​​​​​​Til Temir ve Zirgan 3 aydır saldırı altında

İşgalci Türk devleti ve çeteleri 3 ayı aşkın süredir Til Temir ve Zirgan ilçelerine yönelik aralıksız şekilde işgal ve soykırım saldırılarında bulunuyor. Bu saldırılarda onlarca sivil katledilirken, onlarcası yaralandı ve on binlerce insan zorunlu göçe tabi tutuldu.

Türk devletinin 9 Ekim 2019’dan bu yana DAİŞ/Nusra çeteleri eşliğinde Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı işgal ve soykırım saldırıları dördüncü ayında devam ediyor.

Serêkaniye’nin işgaliyle birlikte saldırıların hedefine bu kez Til Temir ve Zirgan ilçeleri alındı. Ağır silahlar ve insansız hava araçları (İHA) eşliğinde her geçen gün yoğunlaştırılan saldırılara karşı bölge halkının direnişi de her geçen daha da büyüyerek devam ediyor.

TİL TEMİR’İN TARİHİ

Kürtçe Girê Xurmê de denilen Til Temir ile Zirgan ilçesi, 9 Ekim 2019’den bu yana Türk devleti ve çetelerinin işgal saldırıları altında. ‘Küçük Suriye’ olarak da anılan Til Temir, halklar mozaiğini yaşayan bir kent olarak öne çıkıyor. İlçede Asuri, Süryani, Ermeni, Kürt ve Araplar beraber yaşıyor. Kent 1933-1935 yılları arasında Simele katliamından kaçan Asuriler tarafından inşa edildi. İlçede kurulan ilk Asuri kilisesi olan Meryem El Azra kilisesi ise adeta zamana meydan okuyarak ayakta kalmaya devam ediyor.

İLÇENİN STRATEJİK ÖNEMİ

Bölgenin açısından coğrafik olarak stratejik önem ifade sahip Til Temir, Serêkaniyê’ye 40, Hesekê kent merkezine ise 30 km uzaklıkta bulunurken, ilçenin 20 km doğusunda ise bölgenin nadir dağlarından Çiyayê Kizwan (Abdülaziz Dağları)bulunuyor.

Eyn İsa gibi Til Temir ilçesi de M-4 uluslararası otoyolu üzerinde bulunması ve Cizre Bölgesi ile Halep’i birbirine bağlıyor ayrıca bölge açısından jeostratejik önemini arttıran bir diğer etmen. Yine değişik güzergahlarla Serêkaniyê, Zirgan, Qamişlo ve Dêrik’i de birbirine bağlayan bir noktada olması ilçenin daha fazla Türk devletinin işgal saldırılarına maruz kalmasına neden oluyor.

Zirgan ve Habur sularının ilçenin içinden geçiyor olması coğrafyasının tarım ve hayvancılığa son derece elverişli olmasında önemli bir etken.

SALDIRILARA KARŞI HALKLAR MOZAİĞİNİ KORUMA DİRENİŞİ

19 Temmuz 2012 Rojava Devriminden sonra 20 Ekim 2012’de Tıl Temır ilçesi de özgürleştirilen diğer bölgelere dahil edildi. İlçenin özgürleştirilmesiyle birlikte halkın direkt katılımıyla bölge halkı örgütlenerek yönetim kurumlarını oluşturmaya başladı. Asayiş ve YPG-YPJ olarak savunma güçleri olarak ilçede örgütlenirken, ilçe sonraki süreçlerde de sürekli olarak DAİŞ ve El Nusra çetelerinin saldırılarına maruz kaldı.

Bölgedeki Kürt, Arap ve Asuri halkları ortak direniş cephelerinde bir araya gelirken, DAİŞ çeteleri 23 Şubat 2015’te ilçe merkezi ve köylerine yoğun işgal saldırılar başlattı. Saldırılar sonucu binlerce Asuri kaçırıldı, esir alındı. Kentteki kiliseler ise ya yıkıldı ya da ateşe verildi.

ÖZERK YÖNETİMİN İLANI

Özerk Yönetim’in ilan edilmesiyle birlikte Kürt, Arap ve Asuri halklarından oluşan 33 kişilik üyeli Halk Meclisi ilan edilirken, ilçe merkezi ve köylerinde ise toplam 182 komün inşa edildi.

İŞGAL SALDIRILARININ HEDEFİ YİNE SİVİLLER OLDU

Türk devleti ve çetelerinin 9 Ekim 2019’da başlayan saldırılarında Til Temir de yoğun saldırılara maruz kaldı. Saldırılarılar yüzünden yüzlerce sivil yerlerinden göç etmek zorunda kalırken, kentte görevli Heyva Sor a Kurd ekipleri de işgalcilerin hedefi oldu.

Sağlık çalışanlarına saldıran işgalciler Reşîdiyê ve Qasimiyê köyleri arasında hareket eden ABD’li sivil yardım kuruluşu Free Burma Rangers’a ait araçları hedef aldı. Bu saldırıda Taylandlı sağlık gönüllüsü Zau Seng (37) yaşamını yitirdi.

4 BİNİ AŞKIN GÖÇMENE KAPILAR AÇILDI

Türk devleti ve çetelerinin işgal saldırıları sonrası Tıl Temır; Serêkaniyê ve Zirgan’dan göç etmek zorunda kalan göçmenlere kapılarını açtı. 4 bin 200’den fazla göçmen ilçedeki okullara ve evlere yerleştirildi. Aldığı yoğun göçe rağmen şimdiye kadar herhangi bir uluslararası kuruluş tarafından yardım alamayan göçmenlerin tüm ihtiyaçları Özerk Yönetim tarafından karşılanıyor.

Yoğun işgal saldırılarına karşın zaman zaman aksamalar yaşansa da ilçede okullar eğitim vermeye devam etti ve birçok kurum ile komün ise çalışmalarını zor şartlar altında olsa da sürdürüyor.

İLÇEYİ SAVAŞÇILAR VE HALK SAVUNUYOR

Halen devam işgal saldırılarına karşın ilçesinin savunması Süryani Askeri Meclisi ve Habur Savunma Güçleri tarafından sağlanıyor. Yine ilçe halkının da öz savunma çerçevesinde direnişe katıldığı ilçede  iç güvenlik; İç Güvenlik Güçleri, Natoro (Asuri İç Güvenlik Güçleri), Sotoro (Süryani İç Güvenlik Güçleri), Trafik Polisleri, Hawarî güçleri tarafından gerçekleştiriliyor.

Süryani Askeri Meclisi’nin verilerine göre ilçeye bağlı 30 köy, Türk devleti ve çetelerinin işgali altında. Söz konusu köylerde hırsızlık, talan ve cinayetler neredeyse günlük hayatın bir parçası haline gelmiş durumda.

İLÇEDEKİ BAZI KÖYLERİN STRATEJİK ÖNEMİ

Geniş bir ovalık alanda bulunan ilçeye bağlı Til Tewîl ve Til Werid köyleri coğrafyasında bulunan tepelik alanlardan dolayı savunma açısından son derece önem arz eden köyler olarak öne çıkıyor.

Serêkaniyê ile Til Temir arasında bulunan Asuri köyü Til Tewîl ile ilçe merkezine 1 km uzaklıktaki Um El Kêf köyü de ilçe savunması açısından taşıdıkları stratejik önem itibariyle sürekli olarak işgal saldırılarına maruz kalan yerlerin başında geliyor.

DÜNYA SUSKUN AMA HALK DİRENİŞTE ISRARLI

Suriye rejim askerleri ve Rus güçleri ilçede konuşlanmalarına rağmen siviller yine de sürekli olarak hedef alınıyor. Bu saldırıların devam etmesindeki bir diğer etken ise, dünya kamuoyunun yaşadığı sessizlik.

ZİRGAN İLÇESİ

Serêkaniyê’ye bağlı Zirgan beldesi 50 km uzunlukta bir akarsuya ve 76 adet köye sahip. Zirgan suyunun ana kaynağı Kuzey Kürdistan topraklarında bulunuyor. İki tarihi höyüğün de bulunduğu, geçim kaynağının buğday, pamuk ve sebze üretimine dayandığı ilçede bin 300 adet su kuyusu buluyor.

ZİRGAN’IN STRATEJİK ÖNEMİ

Serêkaniyê’ye 30, Til Temir’e 20 ve Dirbesiyê’ye 70 km uzaklıkta mesafede bulunan Zırgan, aynı zamanda bu ilçe sınırlarının kesiştiği bir noktada bulunuyor. İlçe; Kürt, Arap, Süryani, Ermeni ve Asuri halklarının birlikte yaşadığı yer olması hasebiyle de demografik açıdan dikkat çeken bir yer.

VAHŞİ SALDIRILARIN ARDINDAN YAPILANMA

2013’te Zirgan ilçesi, Türk devletinin koordinesiyle El Nusra çetelerinin vahşi saldırılarına maruz kaldı. 2014’te ise ilçe halkı ve YPG-YPJ güçlerinin direnişiyle çetelerden kurtarıldı.

Demokratik Özerk Yönetim’in ilan edilmesinin ardından ilçede komün ve meclisler oluşturulmaya başlandı. Bu kapsamda ilçe merkezinde 5 komün ve bir meclis, köylerinde ise 63 komün oluşturuldu.

9 SİVİL ŞEHİT DÜŞTÜ 16 SİVİL YARALANDI

İşgalci Türk devleti ve çeteleri tıl temır ve diğer bölgelerdeki saldırılarında olduğu gibi Zırgan’da da sivilleri hedef aldı. Til Temir’deki Şehit Lêgerîn Çiya Hastanesi’nin verilerine göre Zirgan’a yönelik saldırılarda 9 sivil katledildi, 16 sivil de yaralandı. Binlerce kişi işgal saldırıları nedeniyle göç etmek zorunda kalırken ilçedeki okullar da kapatıldı. Öte yandan komün, meclis ve Özerk Yönetim’e bağlı kurumlar faaliyetlerini evlerde sürdürmek zorunda kaldı.

OKULLAR KIŞLAYA ÇEVRİLDİ

Okulların kapanması sonrası binlerce öğrenci eğitimine devam edemezken, işgal edilen yerlerde okullar birer askeri üsse dönüştürüldü.

SİVİLLER TEHLİKE ALTINDA

Saldırıları neticesinde Zirgan’ın 22 köyü Türk devleti ve çeteleri tarafından işgal edildi. Yoğun işgal saldırılarının yaşandığı Til Werd köyü, Zirgan-Til Temir arasındaki bağlantı noktası olduğu için halen işgal saldırıların hedefinde. İlçenin güvenliği İç Güvenlik Güçleri tarafından sağlanırken Suriye rejim güçleri de ilçedeki çeşitli noktalarda konuşlanmış durumda.

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin saldırılarına devam ettiği Zirgan’da sivillerin can güvenliği büyük tehlike altında. Ancak tüm saldırılara karşın halkın direnişi ise devam ediyor.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler