Türk devletinden DAİŞ uygulamaları: Kadınlar pazarlarda satılıyor!

İşgalci Türk devleti ve bağlı çete gruplarınca işgal edilen Efrîn’den çıkmayı başaran E.L., Türk devletine bağlı çete gruplarının Efrîn’den kaçırdığı kadınları Ezaz’daki pazarlarda sattığına şahit olduğunu anlattı. E.L., Efrîn’de yaşananları DAİŞ uygulamalarının fotoğrafı olarak yorumladı.

İşgalci Türk devleti ve çeteleri tarafından işgal edilen Efrîn’de yaşananlar ortaya çıktıkça, DAİŞ zihniyetinin Türk devleti eliyle nasıl sürdürüldüğü de açığa çıkıyor. 2014 yılında Êzidi kadınları kaçırarak Musul ve Reqa’daki pazarlarda satan DAİŞ uygulamaları, bugün Türk devleti ve bağlı çete grupları eliyle Efrîn halkına yaşatılıyor. Efrîn’deki işgal ve baskıdan kaçarak Şehba’ya ulaşmayı başaran 28 yaşındaki E.L.’nin anlattıkları, Türk devleti ve bağlı çete gruplarının DAİŞ uygulamalarını aratmayan zihniyetini ortaya koydu.

Yaşadığı Cûqê köyünde maruz kaldığı baskı ve saldırılar sonucu 6 ay aradan sonra 4 kişilik ailesiyle buradan kaçmak zorunda kalan E.L., “Efrîn’de kaçırılan kadınların Ezaz’da nasıl satıldığını kendi gözlerimle gördüm” diyerek, çete gruplarının DAİŞ uygulamalarına işaret etti.

‘Köylüler haftalarca işkence gördü’

İşgalci Türk devleti ve bağlı çete gruplarının Cûqê köyünü işgalini anlatan E.L., “Türk devleti ve bağlı çete grupları köye girdiklerinde bütün köylüleri camide topladı. Köylülerin telefonlarına el koydular ve köye gelen tüm yolları kapattılar. Yaklaşık iki hafta boyunca bütün köylüleri işkenceden geçirdiler” diye belirtti. E.L., kendisinin de bu işkencelere maruz kaldığını ve serbest kalmasının ardından Efrîn’e gittiğini ancak burada da çetelerin baskısından kurtulamadığını aktardı.

‘İşkence, zorunlu göç ve Türkleştirme politikaları sürüyor’

İşkence merkezlerinin çoğunun işgal altındaki Ezaz ile Türkiye sınırında bulunduğunu aktaran E.L., bölgedeki asimilasyon ve demografik yapıyı değiştirme politikalarının da sürdüğünü söyledi. Bölge halkına işkence yapıldığını belirten E.L., “Cezaevinde 60 yaşında yaşlı bir adamın çeşitli işkencelere maruz kaldığını gördüm” dedi. E. L. yapılan uygulamaların bölgeyi insansızlaştırmayı ve demografik yapıyı değiştirme amacı güttüğünü sözlerine ekledi.

E.L., ayrıca okullarda Türkçe’nin zorla öğretildiğini ve Kürtçe köy isimlerinin de Türkçeyle değiştirildiğini aktardı.

‘Talan edilen mallar Ezaz’da satılıyor’

Efrîn’i “Hayalet şehir” olarak tanımlayan E.L., “Akşam saatlerinde gelişigüzel sıkılan kurşun seslerinin dışında bir şey duyulmuyor. Akşam saatlerinde kent merkezinde dışarı çıkmak sıklıkla yasaklanıyor” dedi. E.L., işgal edilen yerlerde halkın malına el koyma ve talan uygulamalarının sürdüğünü dile getirerek, el konulan malların Ezaz’daki pazarda satıldığını söyledi.

‘Benim için ölüm kaçışıydı’

Efrîn’den kaçışının yaklaşık bir hafta sürdüğünü belirten E.L., bunu ise “ölüm haftası” olarak nitelendirdi. Her saniyesinde yakalanma korkusu yaşadığını belirten E.L., Şehba’ya ulaştığında çok mutlu olduğunu söyledi. E.L., son olarak Efrîn’in bir an önce özgürleşmesini istediğini belirtti.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler