Türk devletinden ikinci Hatay denemesi: İşgal altındaki kentlerde ne oluyor?

Türk devletinin DAİŞ artığı çete gruplarıyla birlikte işgal ettiği Bab, Cerablus ve Ezaz gibi kentlerde halka yönelik insanlık dışı uygulamaların yanı sıra Türkleştirme politikaları tam hız devam ederken, talan edilen malların paylaşımında anlaşamayan ve Türk devletinin işgal politikalarına uymayan çete grupları arasında da sık sık çatışmalar yaşanıyor.

Türk devleti ve ona bağlı DAİŞ/El Nusra artığı çete gruplarının işgali altındaki kentlerde insanlık dışı uygulamalar sürüyor. İşgal altındaki bölge sakinlerinin tepkileri ile uluslararası alanda yükselen tüm uyarılara rağmen işkence, kaçırma ve katletme gibi uygulamaları sürdüren Türk devleti, bir yandan da bulunduğu alanların demografik yapısını değiştirerek Türkleştirme politikası yürütüyor.

KÜRT KÖYLERİNDE ASİMİLASYON TOPLANTILARI

İşgal altında bulunan Bab kentindeki güvenilir kaynakların aktardığı bilgilere göre, Türk devleti MİT elemanları eliyle Kürt halkının yaşadığı Bab ve Cerablus’a bağlı köylerde sık sık toplantılar gerçekleştiriyor. “Eğitim” adı altında gerçekleştirilen toplantılarda köy sakinlerine “Aslında Kürt olmadıkları, Türkmen oldukları” telkinlerinde bulunulurken, tüm gençlere çete gruplarına katılmak dayatılıyor. Söz konusu toplantılara Süleyman Şah, Sultan Murad ve Türkistan İslam Partisi isimli çete gruplarının Türkmen çete üyelerinin öncülük ettiği ve köy sakinlerinin kendilerine destek vermesi için baskı uyguladığı belirtildi.

DAİŞ ÇETELERİ TÜRK KİMLİKLERİYLE SAHADA

Kentteki güvenilir kaynaklar, Türk devletinin bölgeyi Türkleştirme politikalarına daha önce DAİŞ saflarında yer alan Ziyad Hesen, Rai’de ayakkabı mağazaları işleten Ahmed Edip Ebu Edip ile Hacı Osman ve ajan faaliyetleriyle bilinen Hüseyin Vali Edip Müslüm Hasan isimli çete üyelerinin öncülük ettiğini aktarıyor.

Bab sakinleri, Türk devleti ve çete gruplarının insanlık dışı uygulamalarına karşı geçtiğimiz yılın 18 Kasım günü kitlesel protesto eylemleri gerçekleştirmişti.

ZORUNLU TÜRKÇE EĞİTİM VERİLİYOR

Türk istihbarat elemanlarının halka Türkistan İslam Partisi isimli çete grubuna katılma baskısında bulunduğu bölgede, aynı zamanda Kürt ve Arap sakinlerini birbirine kırdırtma politikası yürütülüyor. İşgal bölgelerinde bulunan okullarda zorunlu Türkçe eğitim verilirken, tüm okullara Türk bayrağı ile Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın posterleri asılmış durumda.

Türkleştirme politikalarını tam hız sürdüren Türk devleti, bölgede ayrıca Türk Lirası’nın kullanılmasını zorunlu kıldı.

İşgalci devlet, geçtiğimiz sene Efrîn’in Şera ilçesinden Bilbilê ilçesine kadar yayılan bölgede bir Türkmen kemeri oluşturmuş ve Doğu Guta ile Suriye’nin diğer bölgelerindeki Türkmen nüfusu buraya yerleştirmişti.

İŞGAL ALANLARINDA KATLİAM SALDIRILARI NEDEN ARTTI?

Türk devletinin yıllarca kontrol altında tuttuğu ve Suriye’deki işgal politikalarında hep en ön saflarda savaştırdığı kimi radikal çete grupları, son dönemde Türk devletine karşı sesini yükseltmeye başladı. Derazor’da yaşayan Şietat aşireti mensupları tarafından 22 Ocak 2016 yılında Ezaz’da kuruluşu ilan edilen Ehrar El Şarkiya isimli çete grubu ile Ceyş El Şarkiya isimli çete grubu son dönemde Türk devletinin emirlerini uymamaya ve sesini yükseltmeye başladı. Uluslararası terör örgütleri listesinde yer alan her iki çete grubu, bölgede yıllarca insanlık dışı uygulamalarda bulundu. Uluslararası alanda söz konusu kendisine bağlı çete gruplarına kılıf bulamayan Türk devleti, bu gruplara üye çeteleri Libya’ya göndermeye başladı.

Bölgedeki güvenilir kaynaklar, adı geçen çete gruplarına üye birçok çete üyesinin Libya’ya gitmeyi kabul etmediğini ve Türk devletine karşı hareket etmeye başladığını belirtiyor. Türk devleti ise Bab, Efrîn ve Ezaz gibi kentlerdeki Türkmen çete gruplarına her iki çete grubunu tasfiye emri verdi. Türkiye’nin emirlerine uymadığı için tasfiye etmeyi hedeflediği çete grupları ile Türk devletinin himayesinde hareket eden çete grupları arasında son dönemde şiddetli çatışmalar yaşandı. Son olarak geçtiğimiz gün Efrîn’de bomba yüklü tankerle bombalı saldırıda bulunuldu ve çete grupları arasında Bab, Cerablus ve Efrîn kent merkezinde saatlerce süren çatışmalar yaşandı.

‘HATAY SENARYOSU TEKRARLANMAK İSTENİYOR’

ANHA’ya konuşan işgal altındaki Bab sakini Hüseyin Velo, insanlık dışı saldırılara maruz kaldıklarını ve uluslararası kamuoyunun Türk devletinin politikalarına karşı sesini yükseltmesi gerektiğini ifade etti. Türk devletinin Bab’ın demografik yapısını değiştirdiğini söyleyen Velo, “Bölgedeki Kürt ve Araplara, Türkmen kimliği dayatılıyor. Böylelikle Hatay senaryosu tekrarlanmak isteniliyor” dedi.

Kendisini Türkmen olarak tanımlayan herkese iş imkanları yaratıldığını ifade eden Velo, aksi halde halkın açlığa mahkum edildiğini söyledi.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler