​​​​​​​‘Türk devletinin amacı tahliye hakkını engellemektir’

Türk devletinin Önder Öcalan’ın yasal haklarını elinden aldığını söyleyen hukukçu ve şehit aileleri, amacın tahliye hakkını engellemek olduğunu söyledi.

Faşist Türk devleti, Önder Öcalan’ın tahliye hakkından mahrum olduğunu açıkladı. Avrupa yasalarında yer almasına rağmen Türk devleti, Önder Öcalan’ın bu hakkı kullanamayacağını ifade etti.

Türk devleti, tecridi derinleştirme suçunu haklı çıkarmak için disiplin cezalarına güveniyor. Türk devleti bir süredir Önder Öcalan’a disiplin cezası verildiği gerekçesiyle keyfi bir biçimde Önder Öcalan’ın tüm haklarını elinden almış durumda.

Önder Öcalan’ın tahliye hakkının elinden alınmasına ilişkin olarak konuşan Cizre bölgesindeki hukukçu ve şehit aileleri, Türk devletinin tahliye hakkını engellemek için disiplin cezaları verdiğini söyledi.

Avukat Mehmed Xelo, Önder Abdullah Öcalan'a yönelik tecridi değerlendirerek, "Önder Abdullah Öcalan'ın tutukluluğunun üzerinden 23 yıl geçti. Önderlik üzerindeki tecrit ve mevcut savaş birbirinden bağımsız değil. Uluslararası hukuka göre tüm tutsaklar avukatlarını görme hakkına sahip. Önderlik üzerindeki tecridin yasal olmadığını görüyoruz. Avukatlar olarak her zaman Önderliğimizin serbest bırakılması için çalışıyoruz” dedi.

‘BİRÇOK AVUKATLA İLİŞKİ KURDUK’

Qamişlo Avukatlar Birliği üyesi Mihemed Tahir Qendil, "Önder Öcalan sadece Kürt halkının değil tüm halkların lideridir. Önderlik halkların kardeşliğini istediği için komploya maruz kaldı. 1999 yılından bu yana İmralı’da tutulan Önderliğin koşulları hiç iyi değil. İnsan hakları kurumları bu tecridi kabul etmemelidir. Önderliğin özgürlüğü çağrımıza katılmaları için birçok avukatla ilişki kurduk” ifadelerini kullandı.

Önder Abdullah Öcalan'ın durumu hakkında bilgi veren Qamişlo Avukatlar Birliği Eş Başkanı ve avukatı Xefran Xelef, "Anayasa’daki haklara göre 20 yıl cezaevinde olan ve 70 yaşını doldurmuş mahpuslar bu kanundan yararlanabiliyor. Ancak Türk devletinin bu hakkı tanımadığını ve diğer tüm yasaları ihlal ettiğini görüyoruz. Türk devleti burada da faşist yüzünü göstermekte ve Önder Apo'ya ciddi bir tecrit uygulamaktadır” diye ekledi.

‘BİZDEN NE İSTENİYORSA ONU YAPACAĞIZ’

Ayrıca Cizre Bölgesi Avukatlar Birliği üyesi avukat Nesrin Osman da, "Önder Abdullah Öcalan'ın bir komplo sonucu tutuklanarak Türk devletine teslim edildiğini hepimiz biliyoruz. Önder Apo'ya zihinsel işkence gibi birçok kötü eylem yapıldı. Türk devletinin bu eylemleri, uluslararası insan hakları kararlarının ihlalidir. Abdullah Öcalan'ın düşünce ve felsefesi sadece Kürt halkı için değil, tüm dünya içindir” şeklinde konuştu.

Nesrin Osman konuşmasını şöyle bitirdi: "Abdullah Öcalan'ı korumamız için bizden ne isteniyorsa onu yapacağız. Önder Apo'nun durumunu öğrenmek için dış kuruluşlarla ilişkilerimiz olacak."

BARIŞ NEREDE?

Barış annelerinden Şehit Şerwan’ın annesi Rexda Remezan, işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılarını kınayarak, "Küçük, büyük, işgalci Türk devletinin umurunda değil. Çocuklarımıza, büyüklerimize karşı acımasızca katliamlar yapıyor. Efrin sakinlerini yerinden etmek için bilerek saldırdılar. Barıştan başka bir şey istemiyoruz. Hiçbir tarafla savaşmadığımız için bize karşı en ağır suçları işliyorlar" ifadelerini kullandı.

Rexda Remezan sözlerine şunları ekledi: “Dünya Barış Günü ilan edenler bunun ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Barışın simgesi olan Önder Abdullah Öcalan şahsında bölgeye yönelik tüm suçlar işleniyor ama yine de sessizler. Barış nerede?”

‘KÜRT HALKI GÜVENLİK İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYOR’

Barış Anneleri Komitesi üyesi Nura Hisên konuyla ilgili olarak, "Aramızda olmak Önder Öcalan'ın hakkıdır. Mücadele ve direnişimiz devam edecek. Barış ve fiziki özgürlüğün gerçekleşmesi için mücadele edeceğiz" dedi.

Barış annesi ve şehit Hemud’un annesi Emine Esaf, "Önderimiz kimsenin hakkına saygısızlık etmedi. Aksine barış fikrini ilan etti. Bunu dünyaya yaymaya çalıştı. Kürt halkı, dünya halkları gibi barış ve güvenlik içinde olmak istiyor. Ne küçüğü ne büyükleri Türk işgalinin saldırılarından kurtulamıyor. Barışçıl devletler yanımızda olmalı ve bize yönelik saldırılara karşı bizi desteklemelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler