'Türk devletinin kimyasal saldırıları belgelensin'

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarında kimyasal silah kullanan Türk devletinin, daha öncede Kürtlere yönelik saldırılarında kimyasal silah kullandığı raporlara yansıyor. Saldırıları inceleyen uzmanlar ise, “Yasaklı silah kullanan Türk devletinin suçlarının belgelenmesi” çağrısı yapıyor.

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı işgal saldırıları başlatan Türk devleti ve çeteleri, QSD savaşçılarının direnişiyle karşılaşınca büyük hüsrana uğradı. QSD savaşçılarının direnişinde ağır darbeler alması sonucu ilerlemeyen Türk devleti bu kez de bölgede yasaklı silahlar kullandı. Saldırılardan yaralananların Qamişlo ve Hesekê’deki hastanelerde tedavi altına alınmasıyla, uzmanlar kimyasal silah kullanıldığını doğruladı. Yaralılardaki kimyasal yanık bulguları için uluslararası araştırma çağrısı yapıldı.

Türk devletinin sicili kabarık

Uluslararası ‘Kimyasal Silah Sözleşmesi’ne taraf olan Türk devleti, konu Kürtler olduğunda, geçmişten bugüne yasaklı silahları kullanma konusunda sicilinin kabarık olduğu ortaya çıkıyor.

Türkiye’deki, İnsan Hakları Derneği’nin 2011 yılında yayınladığı Türk ordusunun “Kimyasal Silahlar Raporu”na göre; 1994 yılından 2011 yılına kadar bu yasaklı silahlar PKK’li gerillalara karşı kullanıldı.

Raporda; TSK’nın 46 kez kimyasal ve biyolojik silah kullandığı bu saldırılarda 437 kişinin yaşamını yitirdiği tespit edildi.

Raporda şu bilgilere de yer verildi:

* PKK’li savaşçılara yönelik kimyasal silah kullanımı iddiası: 39

* Doğa ve araziye yönelik kimyasal silah kullanımı iddiası: 5

* Biyolojik silah kullanımı iddiası: 2

* Kimyasal silah kullanımı sonucu yaşamını yitiren kişi sayısı: 437

* Kimyasal silah kullanımı sonucu telef olan hayvan sayısı: 134

Türk devletinin kimyasal silah kullandığı birçok kez tespit edildi.

-Silopi’ye bağlı Ballıkaya Köyü yakınlarında 11 Mayıs 1999'teki çatışmalarda 20 gerillanın kimyasal silah kullanımı sonucu katledildiği belirtildi. Almanya'da bulunan kriminal laboratuarda yapılan incelemede kimyasal madde içeren ve öldürücü niteliğe sahip kimyasal gaz olduğu belirlendi.

-Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde 2009'daki çatışmada yaşamını yitiren 8 gerillanın kimyasal silahla katledildiği tespit edildi.

Hamburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Hans Baumann, deliller üzerine yaptığı incelemede kimyasal silah kullanıldığını teyit etti.

-31 Temmuz 2011'de Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde çıkan çatışmada kimyasal kullanıldığı tespit edildi.

Cizre’de kimyasal silah kullanıldı

Kimyasal ya da biyolojik silah kullanılan saldırılardan biri de 2016 yılında Özyönetim direnişlerinin yaşandığı Cizre. O dönem HDP Şırnak milletvekili olan Faysal Sarıyıldız da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne Cizre'de incelemelerde bulunulması talebiyle mektup gönderdi. Sarıyıldız, mektubunda şu ifadelere yer verdi: “Yaşamını yitirenlerin birçoğunun yanarak can verdiği ve vücut bütünlüğünün bozulduğu otopsi bilgileri mevuttur. Cizre'de 64 gündür devam eden sokağa çıkma yasağında kimliği tespit edilebilmiş 80, ayrıca henüz kimliği tespit edilemeyen 129 kişi hayatını kaybetti.”

Efrin’de doktorlar tespit etti

Türk devletinin çeteleri ile birlikte işgal ettiği Efrin’de de kimyasal silah kullandığı tespit edildi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Bilbile ve Şera’da köylere yapılan hava saldırılarında yasaklı silah kullanıldığını duyurdu. Yine bölgedeki hastaneler 20’den fazla getirilen yaralıdaki belirtiler kimyasal silah şüphesine işaret ediyordu.

Beyaz fosfor kullanımı

9 Ekim’de başlayan işgal saldırılarında muazzam bir direnişle karşılaşan ve ilerleyemeyen Türk devleti ve ona bağlı çeteler özellikle Serêkaniyê’de vücutta yoğun yanıkların oluştuğu silahlar kullanmaya başladı.

16, 17 ve 18 Ekim’de Qamişlo, Til Temir ve Haseke’deki hastanelere getirilen çoğunluğu çocuk olan yaralıların vücutlarında oluşan yanıklar dikkat çekiyor. Hesekê Hastanesi doktorlarından Faris Hemo’nun ANHA’ya verdiği bilgilere göre; yaralıların vücutlarında oluşan yanıklar yasaklı silahlara işaret ediyor. Hemo, hastanede imkanları olmadığı için tahlil yapamadıklarını söyledi.

Öte yandan The Times gazetesi muhabirine konuşan İngiltereli kimyasal silah uzmanı Hamish de Bretton-Gordon, “Geçtiğimiz 24 saatte bana bu kuşkuyu ispatlayan çok sayıda fotoğraf gösterildi. Beyaz fosfat korkunç bir silahtır” dedi.

Gordon’a göre işgalci Türk devleti ve çeteleri, Serêkaniyê’ye yönelik saldırılarında beyaz fosfat içeren mühimmat kullandı.

Yasaklı silah kullanıldığına dair şüphelerin güçlü olduğunu belirten bir diğer uzman ise Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı. Serêkaniyê’ye de vücudunda ağır yanıklarla hastanelere kaldırılan çocukların durumunu görüntüler üzerinde inceleyen Fincancı Ronahi TV’ye şu bilgileri verdi: “Detaylı bir inceleme yapma imkanımız yok ancak vücutta oluşan yanıklar, kimyasal silah kullanıldığı yönünde şüphelerimizi artırıyor. Bu yaralıların üzerlerindeki elbise ve doku örneklerinin mutlaka alınması gerekiyor.”

Kimyasal silah kullanımı nasıl tespit edilir?

Uzmanlar, kimyasal silah kullanılmış bölgede 3 tip kanıt arıyor: Çevresel, biyomedikal ve belgesel kanıtlar.

Çevresel kanıtlar mühimmatlardan geriye kalan parçalar, toprak örnekleri ve binalardan beton parçaları olabilir.

Biyomedikal kanıtların içinde ise kan, idrar ve saç örnekleri yer alıyor.

Belgesel örnekler ise görgü tanıklarının anlatımları, video kayıtları ve sosyal medya paylaşımları olacak.

Uzmanlara göre ölü ve yaralılara ulaşabilmek çok önemli çünkü kimyasal silahların en güvenilir kaynakları biyomedikal kaynaklar oluyor. En önemli kanıtlardan biri ölüler.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Anlaşması'na göre denetçiler, cesetler dahil olmak üzere her türlü kanıta erişebilir. Fakat bunun için önce cesetlerin bulunması gerekiyor.

Uzmanlar cesetleri bulamazsa bu da silahların kullanıldığına dair güçlü bir mesaj.


Diğer Haberler