​​​​​​​Türk devletinin Ortadoğu stratejisi değişiyor

Geçtiğimiz hafta boyunca basın kuruluşları Türk devletinin dış politikasındaki değişimi ele aldı. Türk devleti yetkilileri Mısır ile yeni bir diyalog kurmak istiyor. Bu girişimler Türk devletinin bölgeye ilişkin stratejisini değiştirdiğine işaret ediyor.

Türk devleti son süreçte dış politikada bazı değişiklikler yapıyor. Türk devletinin yetkili isimleri özelikle Mısır ile ilgili olumlu açıklama yapıyor. 2020 yılının Ekim ayında Türk devleti Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Mısır ile tekrar ilişki kurmak istediklerini belirtti. Türk devleti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da özelikle Doğu Akdeniz konusunda Mısırla diyalog kurmak istediklerini kaydetti. Mısır Dışişleri Bakanlığı ise yeniden diyalog için bazı açıklamaların yeterli olmayacağını ifade etti.

Ehbar El-Yeum gazetesine konuşan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ise, Türk devletinin bölgedeki politikaların değiştiğini gözlemleri taktirde doğal bir diyaloğun gelişeceğini ifade etmişti. Samih Şukri Türk devleti yöneticilerinin olumsuz duruşlarını iki halkın arasındaki dostluğu etkilemediğini de kaydetmişti.

‘MISIR İLE KRİZ DERİNLEŞTİ’

Mısır’da 2013’te İhvan iktidarına son verildikten sonra Türk devleti Mısır’a büyük bir tepki göstermişti. Ankara ve Kahire’nin ilişkileri bozulmuştu. Daha sonra Doğu Akdeniz krizi yüzünden iki ülkenin arasındaki kriz derinleşti. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler donduruldu. Mısır ve Türkiye Libya sorununda yanı sıra birçok Ortadoğu sorununda karşı karşıya gelmişti. Türk devleti Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni desteklerken Mısır ve Suudi Arabistan Libya Ulusal Ordusunu destekledi. Mısır’ın “Sirte ve El-Cefra” kırmızı çizgidir açıklamasından sonra iki ülke savaş derecesine kadar yaklaştı.

Türk devletinin Afrika ve İslam coğrafyasındaki Osmanlı devletine dönme girişimleri sonrası Mısır Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa ile ortak tavır aldı. Mısır Irak, Ürün ile birlikte Yeni Şam koalisyonu da inşa etti. Avrupa devletleri de Türk devletine ekonomik yaptırım uygulayacağını dile getirdi.

‘TÜRK DEVLETİ SIKIŞTI’

Konuyu değerlendiren Türkiye uzmanı Dr. Mihemed Nûredîn, “Türkiye devleti bir tecrit ile karşı karşıya kaldı. Katar dışında herhangi bir dostu kalmadı. Libya’daki siyasi sürecin ilerlemesi de Türk devletinin bölgedeki hareketlerini kısıtladı. Bunun üzerine Türk devleti Doğu Akdeniz ile ilgili sınırların konulması için Mısır ile ilişki kurmaya hazır olduklarını belirtti. Türk devleti yalnızlığına son vermek, AB ülkeleri ile yeni ilişki kurmak, yeni ABD Başkanı Joe Biden üzerinde olumlu etki bırakmak için bu girişimlere başladı. Recep Tayyip Erdoğan bu sorunların üstesinden gelmek için Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişki kurmak istiyor” dedi.

‘HERŞEY ERDOĞAN ELİ İLE YAPILIYOR’

Türk devleti yetkililerinin açıklamalarına değinen Nureddin şu ifadeleri kullandı: “Türk devletinin açıklamaları Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda yapılıyor. Erdoğan istediği gibi politika belirliyor. Diğer yetkililer kendi düşünceleri ile hareket etmiyor. Bu yetkililer değişse de Erdoğan kalıcıdır. Politikalarda bir yanlış olduğunda Erdoğan yetkilileri değiştiriyor. Onlar kurban yapıyor. Bunu Türk devletini merkez bankası müdürü değişikliğinde gördük. Ya da Damadı Beraat Albayrak’ın istifası bunu açığa çıkarıyor. Damadın şuan Enerji Bakanı olması ifade ediliyor.”

‘AKP SİYASETİ GERİLİYOR’

Türkiye’nin bu değişimini ele değerlendiren Nureddin, “Türk devleti son iki yılda çok sayıda ülkeyi kendisine düşman etti. Bu durum AKP’yi geriletti. Doğu Akdeniz krizinde Kıbrıs ve Yunanistan ile Türkiye arasında ciddi krizler oldu. Yine Libya krizi ve Körfez ülkeleri ile ilişkilerinde Katar’ı kullandı. Türk devleti kötü dış politika ile bir yere kadar gide bildi ve sıkıştı. Bu sıkışıklıktan çıkmak için şuan bazı girişimler de bulunuyor. Çünkü Türkiye ekonomik olarak bir kriz yaşıyor.

‘OSMANLI HAYALİ DEVAM EDİYOR’

Türk devletinin Osmanlı devleti kurma yönünde ciddi hayallerinin olduğunu ifade eden Nureddin, Türk devletinin Doğu Akdeniz, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak ile ilgili adımlarının bununla ilgili olduğunu kaydetti.

Nureddin son olarak şunları dile getirdi, “Türk devletinin planları başarılı olursa Osmanlı sınırlarına ulaşabilir. Ancak Türk devleti bu planlar karşısında bir müdahale ile karşılaşırsa Anadolu’ya kadar çekile bilir. Yani uluslararası toplumun bu yönde baskısı olabilir. Türk devleti ile mevcut sınırlarına sahip kalsa bile bu onun için başarıdır.”

‘İLİŞKİLER İÇİN ZAMANA İHTİYACI VAR’

Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Xalid Elî Abdullxaliq ise şu ifadeleri kullandı: “Türk devleti Mısır ile yakınlaşmak için açıklama yaptı. Ancak Mısır buna çok olumlu yaklaşmadı. Ankara ve Kahire arasındaki ilişkiler kısa zamanda düzelmez. Kahire ilk olarak Türk devletinin iç işlerine müdahale etmesini istemiyor. Kahire Ankara’nın bu konuda garanti vermesini istiyor. Mısır’daki siyasi iktidarın başarılı olması Türk devletinin baskı altında bırakıyor. Yine Türk devleti bölgede yalnız kaldı. Herkes Türk devletini eleştirdi. Mısır’ın Doğu Akdeniz’deki Gaz Örgütü’nü kurması Türkiye’ye darbe vurdu. Türk devleti enerjinin merkezi haline gelmek istiyordu. Mısır Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ile birlikte Doğu Akdeniz’de havuz oluşturdu. Türk devleti de dayanışmaya ortak olmak istiyor.”

‘TÜRKİYE YARI YOLDAN DÖNDÜ’

Türk devletinin BM kapsamındaki deniz ve okyanus anlaşmasına dahil olmadığını dile getiren Abdulxaliq, “Doğu Akdeniz’de oluşturulan havuza baskı uygulamak istemişti. AB, BM ve Arap devletleri buna karşı çıkmıştı” şeklinde konuştu.

Libya konusuna değinen Abdulxaliq sözlerini şöyle sürdürdü: “Mısır’ın Libya konusundaki kararlılığı ve kırmızı çizgileri belirlemesi Türk devletine geri adım attırdı. Bu yüzden Türk devleti bazı yetkilileri Mısır ile ilgili açıklama yaptı. Erdoğan’da Mısır ile ilişki kurmamasının kendisine pahalıya patladığını gördü. Türk devletini takip edenler bilir. Türk devleti önce savaş açıyor. Sonra ise ateşkes çağrısı yapıyor. Erdoğan 2015 yılında Rusya uçaklarını düşürdüğünde Erdoğan savaş çığırtkanlığı yapmıştı. Ancak hemen sonrasında Rusya’dan özür diledi. Çünkü Rusya’nın ablukası karşısında bir şey yapamaz hale gelmişti. Erdoğan şimdi de Mısırla ilgili politikasında 180 derece dönüyor. Türk devleti İhvan’ı kendi çıkarları için kullandı. İhvan birçok ülkede darbe alınca hesaplarını yeniden ele aldı.”

(cno)

ANHA


Diğer Haberler