Türk işgaline karşı herkes duyarlı olmalıdır

Zekî BEDRAN

Kuzey Suriye demokratik güçleri Türk devletinin işgalini görüşmeler ve diplomasi yoluyla önlemeye çalışıyor. ABD üzerinde Türkiye ile görüşmeler sürüyor. Türk işgali anlaşılan ABD’nin de işine gelmedi. Çünkü DAİŞ’e karşı yürütülen mücadelede elde edilen kazanımlar uçup gidecekti. Suriye daha fazla karışacaktı. Türkiye’nin Suriye’de barış ve huzur diye bir derdi yoktur. Onlar için varsa yoksa Kürtler nasıl yok olacaklar. Özellikle Kürt Arap savaşı çıkarmaya çalışıyorlar. Bunun için ÖSO adı altında Araplardan devşirdiği çeteleri etrafında toplamıştır. Bu çetelerin çoğu DAİŞ ve El Nusra’dan gelmiştir.

Rusya, Türkleri Fırat’ın doğusuna yönlendirdi. Ancak bu plan ABD’nin devreye girmesiyle uygulanamadı. Türkiye, ABD ile görüşüp işgal durunca Rusya ve Şam yönetimi İdlib’e operasyonlarını artırdı. Türkiye ise El Nusra’ya silah ve lojistik akışına hız verdi. Bunu durdurmak için Rus uçakları Türk konvoyunu vurdu. Türkiye sıkışık durumda. Şimdi yine Erdoğan Moskova yollarına düşecek. Putin’in ayağına gidecek. Putin de sorunu iyi anlamış, Kürt kartını çok karlı bir malzeme olarak Erdoğan’a karşı kullanıyor.

Özerk yönetim güçleri Suriye’ye karşı Türk işgalini en azından şimdilik durdurabildi. Diplomatik ve siyasi girişimlerle ABD üzerinden bu sağlandı. Eğer Türkler Fırat’ın doğusuna girerse Suriye krizi içinden çıkılmaz bir hal alır. Çünkü Türkiye işgal ettiği yerleri bırakmaz. Kendisine bağlı güçleri yerleştirir ve İhvanı İslam’ı iktidar yapar. Böylece Beşar Esat’ın tasfiyesi için de zemin yaratmış olur. İşte SDG, Türk işgalini önlemeyi başararak bu tehlikeli planı en azından bir süre daha durdurmayı başardı. Rejim bu girişimlere anlam ve değer vermeli.

Kürtler ve Araplar Türk ırkçılarının oyununa gelip birbirleriyle savaşacaklarına birleşip işgalcileri Suriye topraklarından çıkarmayı esas almalıdırlar. Ayrıca Suriye halklarının birliği muazzam bir enerjiyi açığa çıkaracaktır. Birlik şiddet ve boyun eğdirme şeklinde olmayacağı için demokrasinin boy vermesini ve Ortadoğu’da model olmasını getirecektir. Özgür ve yaratıcı temellerde bir araya gelmiş halkların birikimleri, kültürel zenginlikleri yeni bir dünyanın kapılarını aralayacaktır.

Esat rejimi İdlib’i kontrole alabilirse bu Suriye’nin birliği için önemli bir kazanım olacaktır. Kuzey Suriye güçleriyle demokratik bir anayasa ekseninde anlaşırsa Suriye eskiye göre daha sağlam bir temelde birleşecektir. Bunun için de Şam yönetiminin tekçi ve aşırı merkezci eski zihniyeti terk etmesi gerekiyor. Bunun yerine ayakta kaldım, İdlib’i aldım, her tarafı dize getireceğim derse Suriye yeni sıkıntılar ve zorlukların içine yuvarlanır. Suriye adeta çok bilinmeyenli bir denkleme dönüşmüş. Adımların dikkatli ve yapıcı bir temelde atılması gerekir.

Türklerin kuzey Suriye’ye saldırıyorum deyip ortalığı rahatsız ettiği günlerde İran ve Rusya’nın sessizliği dikkat çekiciydi. Halbuki, bu iki devlet de Suriye’de ve sürekli Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz, diyorlar. Türkiye, Suriye’yi işgal ettiğinde toprak bütünlüğü mü sağlanmış oluyor? İki devlet de Türkleri kınamadı, eleştirmedi, Suriye’ye giremezsin, demedi. İlginç olan ise kuzey Suriye güçleri ABD üzerinden Türk işgalini durdurunca İran hemen bir çıkış yapıp bu anlaşmayı tanımıyorum, dedi. Güzel, tanımayabilirsin ama işgal tehdidine karşı da bir şey deseydin. Zaten Türk devleti de bu anlaşmaları çok takmıyor. Fırsat bulduğunda yine kuzey Suriye’ye saldıracak. Aslında hem İran hem de Rusya’nın Şam yönetimi üzerinde etkisini kullanarak özerk yönetimleri tanımayı ve iç barışı pekiştirmeyi sağlayabilirlerdi. Kayda değer, ciddi bir girişim görülmüyor. Şimdiye kadar bu yönlü bir gelişme sağlanamadı.

Şam yönetimi özerk yönetimleri tanır ve demokratik bir anayasa da anlaşırsa Suriye birliğini sağlar. Üstelik bu birlik dışarıdan gelen bir dayatmayla olmaz.

 Suriye halklarının kendi öz iradesi ve isteğiyle olacağı için kalıcı ve sağlıklı olur. O zaman yabancı güçlerin Suriye’de kalma zeminleri de zayıflar ve gerekçeleri ortadan kalkar. Suriye’nin aydınlık geleceği için halklar birleşmeli ve birlik için bütün güçler duyarlı ve sorumlu davranmalıdır...

Kaynak: Ronahî Gazetesi