Türkiye, Efrîn’i ilhak peşinde

Cizîrê bölgesine bağlı Tirbespiyê halkı, işgalci Türk devletinin bölgede yaşanan çelişkileri kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak Mîsakî Millî’yi güncellemek istedeğini, Erdoğan’ın planında İskenderun Sancağı senaryosunun olduğunu ve bu amaçla da Efrîn’i Türkiye topraklarına dahil etmeye çalıştığına dikkat çekti.

İşgalci Türk devleti Efrîn’e karşı uyguladığı işgali ve kirli politikaları sürerken, bölge halkının da bu işgal ve sömürüye karşı tepkisi devam ediyor. Zorla göç ettirme, demografik değişim, hırsızlık ve talan gibi uygulamaları sürdüren türk devletinin Efrîn’i suriye’den ayırmak amacıyla ördüğü işgal duvarı kuzey suriye halklarında yeni bir iskenderun sancağı (Hatay’ın türk devletince ilhakı) şeklinde yorumlanıyor.

İşgal duvarı’na tepki gösteren Tirbespiyê halkı, “Türk devleti hatay’da yaptıklarını bugün de Efrin’i Türkiye topraklarına katarak yapmak istiyor. Bunun için de efrin’de İŞGAL DUVARI’ örüyor” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Türk devletinin bir yandan hatay benzeri bir durum yaratmak diğer yandan da yeni osmanlı projesini hayata geçirmek istediğine dikkat çeken Tirbespîyeli Silêman Hisên, “İŞGAL DUVARI’ bu amaçla örülüyor. Bir yandan duvar örüyorlar diğer yandan çeteleri getirip efrin’e yerleştiriyorlar” dedi.

Hısên, Türk devletinin esas amacı, “İskenderun Sancağı, Hatay ve Kıbrıs’ta olduğu gibi Efrîn kentini de kendi topraklarına katmaktır” diyerek, “Tüm bu uygulamalar Avrupa ülkeleri ve dünyada yeşil ışık yakanların gözleri önünde yapılıyor” şeklinde konuştu.

Suriye sorumlu davranmalı

Suriye rejiminin mevcut işgal ve ilhak durumuna sessiz kalmasının da kabul edilemez olduğuna işaret eden Hisên, “Suriye türk devletinin bu uygulamalarına sessiz kalıyor. Yine kamuoyu da aynı şekilde Türk devleti ve çetelerinin bölgede uyguladığı hak ihlallerine ve de sömürge politikalarına karşı duyarlı olmalıdır” dedi.

İgşalin her türlüsü uygulanıyor

Mihemed Abdulqadir Ezîz adlı yurttaş ise tepkisini, “Türk devletinin bu işgal saldırılarını nefretle kınıyorum. Türk devleti, Ortadağu’nun genelini ve özellikle Suriye bölgesini atalarının geçmişte yaptığı gibi işgal etmeye çalışıyor. Bir şekilde tarihi işgal güncellenmek isteniyor. İşgal sadece coğrafya ile sınırlı kalmıyor; halkın malı talan ediliyor, iradesi kırılmaya çalışılıyor, talan ve zulüm uygulanıyor” şeklinde dile getirdi.

Yeni dönem eski senaryo

Ezîz konuşmasına Türk devletinin bölgede mevcut çelişkilerden faydalanarak Mîsakî Millî’yi tekrara diriltmek istediğine dikkat çekerek şöyle devam etti, “ Suriye Fransa’nın sömürgesi altında olduğu dönemde 5 devletçiğe bölündü. O dönem Efrîn Mîsakî Millî’ye göre Helep vilayetine bağlıydı. Fransa 1939 yılında anti demokratik bir ortamda gerçekleştirdiği referandum iskenderun sancağı’ı türk devletine verdi. Oysa gerçekte halk böyle bir şeyi kabul etmiyordu. Bugün de aynı senaryo Efrîn’in Türkiye topraklarına dahil edilebilmesi için güncellenmeye çalışılıyor. Bunu da Efrîn’i işgal ederek  kendisine bağlı çeteleri ve aileleriyle buraya yerleştirmek ve bu şekilde bir referandum yapmak suretiyle gerçekleştirmek istiyorlar.”

Mihemed Abdulqadir Ezîz konuşmasının sonunda işgalci Türk devletinin hak ihlallerine, bölgedeki halka karşı olan komplolarına, hırsızlıklarına, talan ve İslamiyet dinini bir araç olarak kullanarak bölgeyi işgal etmesinin  tüm çevrelerce teşhir edilmesi gerektiğini vurguladı.

(çg)

ANHA


Diğer Haberler