TC’nin esas amacı Misak-ı Milli sınırlarına ulaşmak

Suriye Gelecek Partisi Qamişlo Kantonu Bürosu Başkanı Muaz Abdulkerim, Türk devletinin, Ortadoğu’da yaşanan krizi fırsata çevirerek yeni Osmanlıcılık ve Misak-ı Milli hayalini hayata geçirmeye çalıştığını belirtti.

İşgalci Türk devleti son yıllarda Misak-ı Milli sınırlarına varmak için işgal stratejisini deveye koymuş durumda. ‘Arap Baharı’ olarak adlandırılan süreci bu amacına ulaşmada bir kaldıraç haline getirmeye çalıştı. Bu strateji gereği İhvancıların yanı sıra DAİŞ/Nusra gibi çete grupları onlarca çete örgütünü yedeğine alarak Suriye ve Libya’da her şekilde kullanmayı esas aldı/alıyor.

SURİYE ÜZERİNDEKİ PLANLAR

Türk devletinin bölgede geliştirdiği bu işgal stratejisine karşı tepkiler her geçen gün daha da büyürken, Suriye Gelecek Partisi Qamişlo Kantonu Bürosu Başkanı Muaz Abdulkerim, Türk devletinin bu amacına ulaşmada oluşan siyasi dengelerden faydalanmaya çalıştığını kaydetti.

Muaz abdulkerim,“Ortadoğu’da halk eylemleri başladığında Türk devleti İhvan hareketinin silahlı unsurlarını ve çete gruplarını desteklemek için harekete geçti. Suriye’de El Nusra ve DAİŞ gibi çete gruplarını destekledi. Türk devletinin bu girişimi yüzünden Suriye’deki iç savaş halen devam ediyor. Türk devleti, Rusya ve İran’ın desteği ile de Misak-ı Milli Stratejisini uygulamak için Cenevre, Astana, Kahire Kongresi, Riyad ve İstanbul konferansları düzenledi” dedi. 

Türk devletinin, Arap ülkelerinin çıkarlarını hiçe saydığını vurgulayan Abdulkerim, “Türk devleti Sadece Kürt halkı için değil tüm Ortadoğu için bir tehdittir” dedi.

Türk devletinin bu siyaseti gereği Libya, Suriye, Irak ve Başûrê Kürdistan’a direkt müdahale ettiğini, Libya’da Fayiz El Serrac’ın başında bulunduğu Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile çok sayıda anlaşma imzaladığını kaydeden Muaz Abdulkerim, Suudi Arabistan ve Mısır’daki petrol bölgelerini abluka altına almak istediğini Ortadoğu ile Afrika’daki yönetimlerin düşürmek için yeni planları devreye koyduğunu belirtti.

‘UMH İLE ANLAŞMALARDA HEDEF ARAP COĞRAFYASINA YAYILMAK’

Türk devletinin UMH ile imzaladığı anlaşma ile Arap ülkeleri ve Afrika kıtasına hâkim olmayı amaçladığını kaydeden Abdulkerim, şunları ifade etti: “Türk devleti bu girişimi ile Akdeniz’deki önemli petrol ve gaz yataklarına da hakim olmak istiyor. Başta Mısır olmak üzere tüm Arap ülkeleri Türkiye’nin bu yaklaşımından rahatsızlık duyuyor. Türk devleti Libya’da, UMH’nin kontrolü altında olan bölgelerde 96 askeri üs kurdu. Mısır, Türk işgalciliğine karşı net tutum gösterdi. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan da Türk devletinin İhvan aracılığıyla bölgede hakimiyet kurmak istediğini kaydetti. Mısır’da Mursi iktidarı ile bu düşüncesini eyleme geçirmeye çalışan fakat başarılı olamayan Türk devleti, Libya’da UMH ile bunu yapmak istiyor. Suriye ve Irak’ta da çete gruplarını destekleyip emellerini gizli bir şekilde hayata geçiriyor.”

‘TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ KATAR’

Katar ile Türk devleti arasındaki ilişkiye de özellikle dikkat çeken Abdulkerim, Katar’ın da bence çıkarca siyaseti gereği Türkiye’ye ekonomik ve siyasi destek verdiğini söyledi ve “Katar’ın desteği olmasaydı, Türkiye ekonomisi 2015’te iflas edebilirdi” şeklinde konuştu.

ABD’nin, gelişen bu ortaklıklar ve planlara dahiliyetine de değinen Abdulkerim, Türk devletinin bu planlarından haberdar olduğunu ve belirli konularda iki devlet arasında anlaşma olduğunu ifade etti.

‘KENDİNİ İSLAM’IN KORUYUCUSU OLARAK GÖRÜYOR’

Türk devletinin yeni Osmanlı devleti kurmak istediğini vurgulayan Muaz Abdulkerim son olarak şunları dile getirdi: “Osmanlı devleti de İslam adı altında Ortadoğu’yu işgal etmişti. Şimdi de Türk devleti bunu yapmak istiyor. Türk devleti kendisini İslam’ın koruyucusu olarak görüyor ve Ortadoğu’da İhvan aracılığıyla kendi çıkarlarını hayata geçirmeye çalışıyor.”

(hb/cj)

ANHA


Diğer Haberler