‘Türkiye Suriyeliler arası diyaloğu engelliyor’

Türk devletinin Suriyeliler arası diyalog çabalarını engellemek istediğini söyleyen Ehmed El-Erec, rejim ile MSD arasında görüşmeler başlarken Türkiye’nin engel olmaya çalıştığını, aynı yöntemi Cenevre görüşmelerinde bölgenin temsilcilerinin katılımını engelleyerek uyguladığını belirtti.

MSD çatısı altında faaliyet yürüten Suriye Demokratik Ulusal İttifakı’nın Genel Koordinatörü Ehmed El-Erec, Kobanê’de gerçekleşen Suriyeliler arası diyalog çalıştayına ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

El-Erec, Suriye’deki mevcut krizin sona ermesi için ulusal diyalogun şart olduğunu kaydederek şöyle konuştu: “Krizin başından beri çözümün siyasi olarak mümkün olacağını belirttik. Şimdi, ulusal bir diyaloğa ihtiyacımız var. Bu diyaloğun da uluslararası toplumun garantörlüğünde Şam ile gerçekleşmesi lazım. Şam’ın bazı adımlar atması lazım. Çünkü Suriyeli tüm güçler mutabakata varmadan çözüm mümkün değil.”

Bu diyaloğun Kuzey Suriye’de MSD gibi kimi ulusal güçler tarafından başlatıldığını kaydeden El-Erec, şöyle devam etti: “MSD, Eyn İsa’da ve son olarak Kobanê’de birçok diyalog çalışması yürüttü. 27-28 Mart’ta Kobanê’de gerçekleşen çalıştayda Suriye krizinin çözümü için yol haritası masaya yatırıldı. Tüm katılımcılar, Suriye’nin 2011 öncesine dönmeyeceğini belirtti. Objektif ve iyi bir şekilde tartışmalar yürütüldü. Suriye’nin demokratik ve çoğulcu bir ülkeye dönüşmesi talebi ön plana çıktı. Artık merkeziyetçilik halka hizmet etmemektedir.”

 ‘Şam adım atmalı’

Suriyeli tüm güçlerin ve rejimin ortak paydada buluşmasının gerekliliğine ilişkin ise El Erec, “Bu tartışma Şam’dan başlamalı. Suriye rejimi, ulusal güçlerin diyaloglara katılımının ve özgür bir şekilde değerlendirmelerini sunabilmesinin güvencesini vermeli. Bununla birlikte MSD’nin davet edilmediği Cenevre ve Astana gibi toplantılara MSD’de, tüm ulusal güçler de katılabilmeli” ifadelerinde bulundu.

Suriye muhalefetinin de rejim gibi ülkeye yeni bir şey getirmediğini kaydeden El Erec, “Muhalefet, rejimden daha kötüydü ve rejime hizmet etti. Eğer ki tüm güçler krizin sona ermesi konusunda ciddi ise, Suriye halklarının haklarını güvence altına alan diyaloglar gerçekleştirmeli; demokratik ve ademi merkeziyetçi yeni bir Suriye’nin inşasını gerçekleştirmelidir” dedi ve Suriye anayasasına ilişkin şunları söyledi: “Suriye anayasası için birçok tartışma var. Suriye Demokratik Ulusal İttifakı olarak rejimin yapısını ve anayasasını değiştirme çabasındayız. Yeni anayasa, bir devlet ya da bir planlama üzerinden inşa edilmemeli.”

 ‘İdlib, kaoslu bir konu’

İdlib konusu ve DAİŞ çetelerinin bitirilişinin ardından Rusya ile Türkiye’nin bölgeye yönelik siyasetine ilişkin ise El Erec şu değerlendirmede bulundu: “Çok sayıda mesele çözüme kavuşmuş değil. Bunlardan biri de İdlib’deki terör örgütlerinin bitirilmesi. Astana anlaşmasının ardından Efrîn halk göç ettirildi, çeteler Şam’dan Efrîn ve İdlib’e çekildi. Türkiye, kendi açısından verdiği ‘terörü bitirme’ sözünü yerine getirmedi. Kuzey Suriye’yi bölge çabaları boşa çıkınca Türkiye, İdlib’den şeklî olarak İdlib’den çekilmek zorunda kaldı. Öyle görülüyordu ki desteklediği çetelerle beraber savaşacaktı ama Türkiye İdlib’i Heyet Tehrîr El-Şam’a (El Nusra) teslim etti. Bu teslimatın ardından Kuzey Suriye’ye saldıramayan Türkiye, bu kez İdlib’e saldırma propagandaları yapmaya başladı.”

 ‘DAİŞ, Suriye’nin kuzeybatısında’

DAİŞ, Kuzey ve Doğu Suriye’de bitirilmesine rağmen Suriye’nin kuzeybatısında halen çeteler bulunuyor. Konuya değinen El Erec, Türkiye bölgede var olduğu sürece bu çetelerin tehlikesinin devam ettiğini, DAİŞ’in artık İdlib ve Suriye’nin kuzeybatısında göründüğünü söyledi.

Suriye krizinin tüm faktörlerinin sona ermesi gerektiğini vurgulayan El Erec, “Türkiye’nin işgal bölgelerin destekçi ve garantörü Rusya’dır. Rusya’nın terör örgütleri meselesini ve Türkiye’nin bölgedeki varlığını sona erdirmesi gerek. Türkiye’nin Suriye’deki varlığının, krizin çözümünde, uzlaşıda engel ve tehlike oluşturduğunu görüyoruz” diye devam etti.

 ‘Türkiye, Suriyeliler arası uzlaşıyı engelliyor’

MSD ve Şam yönetimi arasındaki görüşmelere Türk devletinin engel çıkardığını hatırlatan El Erec, şöyle konuştu: “Suriye rejimi ile MSD arasında görüşmeler başladığında Türkiye bunu engellemeye çalıştı. Aynı Türkiye, Suriye krizinin çözümü için gerçekleştirilen Cenevre toplantısında da Suriyeli ulusal güçlerin katılımını engellemişti. Bu durumu göz önünde bulundurursak terör örgütlerinin sona ermesi, Suriye halklarının umuduna cevap oluşturacak bir uzlaşının sağlanması ve demografi değişiminin sona ermesi için Türkiye, Kuzey Suriye’den ya çekilmeli ya da çıkarılmalı.”

Suriye Demokratik Ulusal İttifakı Genel Koordinatörü Ehmed El-Erec, konuşmasının sonunda Suriyeli güçlere ulusal diyalog başlatma ve demokratik, çoğulcu ve ademi merkeziyetçi bir Suriye inşası için çözümün yol haritasını oluşturma çağrısında bulundu.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler