‘Türkiye’nin tarihi uluslararası hukuk ihlalleriyle doludur’

Fırat Bölgesi Özerk Yönetimi Hukuk Danışmanı Welat Hemî, Türk devletinin tarih boyunca sayısız kez uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, Önder Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınadı.

Faşist Türk devleti, son dönemde Türkiye’deki muhalif sesleri bastırmak için baskılarını arttırdı. Çok sayıda aydın, aktivist, gazeteci ve siyasetçiyi tutuklayan Türk devleti, uluslararası hukuku hiçe sayarak Önder Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi de ağırlaştırıyor.

Tüm bunların yanında demokratik bir hak olan gösterileri de yasaklayan Türk devleti, Türkiye’yi adeta açık bir cezaevine dönüştürdü. Bazı verilere Türkiye’deki zindanlarda bulunan 250 bini aşkın kişi kötü koşullarda yaşarken, AKP hükümeti, daha fazla kişiyi tutuklamak ve ülke içi muhalefeti bastırmak için sosyal medya düzenlemesi gibi yeni yasalar çıkarmaya hazırlanıyor.

‘TÜRKİYE’NİN TARİHİ İHLALLERLE DOLU’

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Bölgesi Özerk Yönetimi Hukuk Danışmanı Welat Hemî, “İşgalci Türk devleti tarihten günümüze uluslararası hukuk ve insan haklarını çiğnemesiyle tanınıyor. Osmanlı ve Kemalist dönemlerinden bu yana her zaman bu özelliğini sürdürdü ve özgürlükleri kısıtladı” dedi. 

Türk devletinin son iki yıldır ülke içi muhalefete ve Kürtlere yoğun baskılar yaptığını hatırlatan Hemî, “Bu süre içinde çok sayıda aktivist, gazeteci ve aydın göz altına alındı. Göz altıların ardından bu kişiler hukuksuz yargılamaların ardından tarafından tutuklandı. Tutuklamalarda uluslararası hiçbir ilke göz önüne alınmadı” diye konuştu.

‘TECRİT BÜTÜN YASALARA AYKIRI’

Önder Abdullah Öcalan ve siyasi tutsaklar üzerindeki tecrit politikalarına da dikkat çeken Hemî, şunları söyledi: “Türkiye, siyasi tutsaklara karşı izlediği politikayla uluslararası tüm sözleşmeleri ve hukuku çiğnedi. Önder Abdullah Öcalan başta olmak üzere siyasi tutsaklar, avukatları ve aileleriyle görüştürülmedi, tedavi edilmeyerek sağlık hakları elinden alındı. Uluslararası sözleşmelere göre bütün tutsakların avukat ve aile görüşmeleri ile tedavi ve sağlık hakları vardır.”

‘KENDİ YASALARINA BİLE UYMUYOR’

Hemî, Türk devletinin kendi yasalarını bile uygulamadığını kaydederek şöyle devam etti: “Türk hükümetinin yaptıkları, Türkiye yasalarına göre bile değildir. Örnek verecek olursak, parlamenterlerin siyasi dokunulmazlığı vardır ve dokunulmazlıkların kaldırılması için yoğun bir süreç gerekir. Fakat Türk hükümeti bugün çok sayıda parlamenteri zindanlara atmıştır.”

‘SUÇA ORTAK OLMAYIN’ ÇAĞRISI

Türk devletinin uygulamalarına karşı Birleşmiş Milletlerin ilgili kurumlarını göreve çağıran Welat Hemî, “Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin bu durumu sessizlikle karşılamaları, onları Türk devletinin suçlarına ortak yapar” değerlendirmesinde bulundu.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler