‘Uluslararası kurumlar siyasallaştı’

Suriye’ye yapılacak insani yardımların Türk devleti ve çetelerinin kontrolündeki Bab El Hewa Sınır Kapısı’ndan yapılmasını değerlendiren Mısırlı Araştırmacı Muhsin Ewedallah, kararın siyasi olduğunu ve uluslararası kurumun siyasallaştığını söyledi.

BM Güvenlik Konseyi geçtiğimiz günlerde Suriye’ye yapılacak insani yardımlar için oluşturulan mekanizmanın süresini 6 ay daha uzattı. Buna göre Suriye’ye yapılacak insani yardımlar Türk devleti ve çetelerinin kontrolü altındaki Bab El Hewa Sınır Kapısı üzerinden yapılmaya devam edecek. Özerk Yönetim bölgelerine açılan Til Koçer Sınır Kapısı ise kapalı tutulmaya devam edilecek. Söz konusu karar Rusya ve Türkiye’nin baskısı üzerine alındı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mısırlı Araştırmacı Muhsin Ewedallah, kararın siyasi olduğunu ve uluslararası kurumların siyasallaştığını söyledi. Bab El Hewa Kapısı’ndan yardımların yapılmasının ABD Başkanı’nın Özerk Yönetim’e karşı izlediği siyasetin bir sonucu olduğunu ifade eden Ewedallah, “Nasıl olur da dünyadan gönderilecek insani yardımlar dünya terör listelerinde yer alan El Kaide ve Cebhet El Nusra çetelerinin kontrolündeki bir kapıdan gönderilir. Bu konu tamamen siyasidir. Türk devleti BM’yi şantaj ederek BM’nin bütün mantık ve insanın doğasına aykırı kararları almasını sağladı” dedi.

‘SİYASET ULUSLARARASI KURUMLARIN TUTUMUNU BELİRLİYOR’

Ewedallah devamla şunları belirtti: “Türkiye’nin bu durumdan faydalandığı çok açıktır. Dünya kamuoyu Suriye dosyasına insani boyutuyla yaklaşmıyor. Tamamen siyasi çıkarlar temelinde yaklaşıyor. Bütün uluslararası güçler Suriye’de hegemonyasını güçlendirmeye çalışıyor. Kimse Suriye krizini çözmek için çaba göstermiyor. Eğer dertleri Suriye krizini çözmek olsaydı bu kriz çoktan çözülmüştü.”

Alınan kararın uluslararası kurumların meşruiyetini sorgulattığını dile getiren Ewedallah, “Uluslararası kurumlar prensip ve ahlak sahibi olmalıdır. Bu çerçevede karar almalıdır. Belli bir kesimin veya siyasi çevrenin çıkarlarına alet olmamalıdır. BM’nin söylediklerine ve yaptıklarına baktığımızda söylenenlerin boş sözlerden başka bir şey olmadığını görüyoruz. Her zaman güçlüden yana tutum alıyorlar. Yani sen zayıfsan BM gibi uluslararası kurumlar da senin yanında yer almıyor” dedi.

‘BİDEN YÖNETİMİ İLK İNSANLIK SINAVINDA BAŞARISIZ OLDU’

Alınan siyasi karar karşısında ABD’nin tutumunu değerlendiren Ewedallah, “ABD’nin tutumu değil Biden yönetiminin tutumu şaşırtıyor. DAİŞ’e karşı büyük başarılara imza atan Özerk Yönetim’e karşı alınan bu tavır Biden’in maskesinin düşmesini sağladı. İlk insanlık sınavında başarısız oldu. Göreve gelmeden önce söylediklerinin bir anlamı kalmadı. ABD her zaman çıkarları esas aldığını başka bir şeyi esas almadığını bir kez daha gösterdi.

‘RUSYA ÖZERK YÖNETİM’E UYGULANAN AMBARGOYU AĞIRLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR’

Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde bir taşla iki kuş vurmaya çalıştığını dile getiren Ewedallah, “Rusya, Bab El Hewa Sınır Kapısı’ndan yardımların gönderilmesini sağlayarak Türkiye’ye büyük bir yarar sağladı. Bundan faydalanmak isteyecektir. Suriye’de Türkiye’ye istediğini yaptıracaktır.

Rusya’nın bu hamleyle Özerk Yönetim’e uygulanan ambargoyu daha da ağırlaştırmaya çalıştığını ifade eden Ewedallah, “Özerk Yönetim’in Şam hükümetine taviz vermesi için baskı kurmaya çalışıyor. Zaten şu an Özerk Yönetim bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan büyük bir ambargoya maruz tutuluyor. Özerk Yönetim bölgelerinde yaşayan halklar Şam hükümetinden bir fayda göreceğine inanmıyor. Rusya bu konuda çok kötü bir dost olduğunu gösterdi. Geçtiğimiz günlerde Nahda Barajı konusunda da bunu gösterdi. Mısırla ilişkileri iyi olmasına rağmen Mısır’a karşı bir tutum sergiledi. Nahda Barajı konusunda Etiyopya’nın yanında yer aldı. Bu tutum Mısır’ı şoke etti. Özellikle Putin-Sisi ilişkileri göz önüne alındığında Rusya’nın şaşırtan bir politika izlediğini söylemek mümkün” değerlendirmesinde bulundu.

Bölge halkının Rusya’ya sırtını yaslamasının akılsızlık olacağının altını çizen Ewedallah, “Rusya’nın kötü bir müttefik olduğunu her zaman söyledim. Rusya her zaman despotizmden yanadır. 10 yıldır süren Suriye krizinde Suriye halklarına olumlu bir yaklaşım içerisinde olduğunu söylemek mümkün değil. Yüz binlerce insanın katledilmesinde Rusya’nın da payı bulunuyor. Rusya’nın bu şekilde ikiyüzlü tutumu yeni bir durum değil” şeklinde konuştu.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler