‘Uluslararası mahkeme talebi yasal’

Kuzey ve Doğu Suriyeli yetkililer ve hukukçular, tutuklu DAİŞ çetelerinin bölgede kurulacak uluslararası mahkemede yargılanması talebinin yasal ve meşru olduğunu belirterek, Özerk Yönetim’e destek olunması çağrısı yaptı.

Dünyanın en tehlikeli çete örgütü DAİŞ’le mücadelede Kuzey ve Doğu Suriye halkı, tüm dünyanın yerine sorumluluk üstlendi. DAİŞ’in bölgedeki işgal varlığı tamamen sona erdirilse de ideolojik tabanı ve uyuyan hücre yapılanmalarıyla mücadele devam ediyor. DAİŞ meselesinin tamamen bitirilmesi, QSD’nin tutukladığı yabancı uyruklu DAİŞ çetelerinin yargılanması için görev sırası şimdi uluslararası toplumda.

QSD ve öncesinde de YPG-YPJ savaşçıları tarafından verilen mücadelede, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kurtarma hamlelerinde, yüzlerce DAİŞ çetesi tutuklandı.

QSD Genel Komutanlığı, DAİŞ çetelerine karşı kazanılan zaferin ilan edildiği törende yaptığı açıklamada tüm halklardan 11 bin savaşçının şehit düştüğünü, 21 savaşçının yaralı ve gazi olduğunu belirtmişti.

50 ülkeden bin çete

DAİŞ’e karşı verilen mücadele boyunca çok sayıda çete tutuklandı. QSD ve Özerk Yönetim’in cezaevlerinde şimdi 50 farklı ülkenin vatandaşı olan binlerce DAİŞ çetesi bulunuyor. Bunlarla beraber Özerk Yönetim’e ait kamplarda ise DAİŞ’li kadınlar ve çocukları olmak üzere 12 bin kişi bulunuyor.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, 25 Mart günü düzenlediği basın toplantısında tutuklu DAİŞ’lilerin bölgede yargılanması için uluslararası bir mahkeme kurulmasında destek amacıyla uluslararası topluma çağrı yapmıştı.

Açıklamanın ardından Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Bürosu, çetelerin yargılanacağı uluslararası mahkeme için, tutuklu DAİŞ çetelerinin vatandaşı olduğu ülkelerle temasa geçti.

‘Beraber mücadele ettik, beraber bitirelim’

Cezaevlerinde binlerce DAİŞ çetesinin bulunduğunu, bunlarla beraber 4 bin DAİŞ’li kadın ve 8 bin çocuğun da kamplara yerleştirildiğini söyleyen Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Bürosu Yürütme Kurulu Üyesi Senaa Deham, uluslararası yetkiye sahip mahkeme için şöyle konuştu: “DAİŞ çeteleri bölge halklarına yönelik birçok katliam ve zulüm yaptı. Bu yüzden çeteler bu topraklarda yargılanmalı. Özerk Yönetim olarak uluslararası mahkeme kuruluşu çağrısının ardından uluslararası koalisyon ve Avrupa ülkeleri ile irtibata geçtik. DAİŞ’e karşı ortak mücadele ettik, DAİŞ meselesini tam olarak bitirmek için de beraber çalışmalıyız.”

Türkiye’nin tehditleri

Senaa Deham, kamplarda kalan DAİŞ’li kadınlar ve çocuklarının ülkelerine iadelerinin reddedildiğini söyledi ve “Kararı doğru bulmuyoruz. Bu kişilerin şiddetçi fikirlerden arındırılması için farklı görüşmeler gerçekleştirmek gerekiyor” diye konuştu.

Senaa Deham şöyle devam etti: “İşgalci Türk devleti Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik tehditlerde bulunuyor. Olağandışı bir durumda kamplarda bulunan bu kişilerin kaçma ihtimali olabilir. Bu da başta Avrupa ülkeleri olmak üzere herkes için tehlikeli olur.”

‘Talep yasal ve meşru’

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan hukukçu Xalid Sêfdîn Umer de tutuklu DAİŞ çetelerinin yargılanması için uluslararası mahkeme talebinin yasal ve meşru olduğuna dikkat çekerek, “DAİŞ çeteleri Kuzey ve Doğu Suriye’de insanlık suçları işledi. Çetelerin bu topraklarda yargılanması talebi, bu yüzden uluslararası hukuka uygundur” dedi.

‘Tanınmalı, finansman desteği sağlanmalı’

Umer, uluslararası mahkemenin kurulması durumunda, DAİŞ çetelerinin vatandaşı olduğu ülkelerin sorumluluk üstlenip mahkemeyi tanıması gerektiğini, yargılamanın yıllar sürebileceği göz önünde bulundurularak söz konusu ülkelerin finansman anlamında da destek sorumluluğu bulunduğunu belirtti.  

Xalid Sêfdîn Umer, son olarak Kuzey ve Doğu Suriye’de yarattığı tahribattan dolayı DAİŞ çetelerinin vatandaşı olduğu ülkelerin, oluşan maddi zararı da karşılaması gerektiğini söyledi.

(cj)

ANHA

 


Diğer Haberler