Yönetmen Sumeya Berekat: Lêlûn umut aşıladı

Lêlûn Uluslararası Sinema Festivali’nde yer alan Ürdünlü yönetmen Sumeya Berekat, Efrîn’de yaşanan zorluklara rağmen festivalin gerçekleştirilmiş olmasının Efrînlilere umut verdiğini söyledi.

Şehba’da 21 Eylül günü başlayan ve dünyanın farklı yerlerinden 58 filmin yer aldığı Lêlûn Uluslararası Sinema Festivali, dün gece gerçekleştirilen törenle sona erdi. Festivalde yer alan Ürdünlü yönetmen Sumeya Berekat, festivalin zorlu koşullara rağmen gerçekleştirilmesinin başlı başına bir zafer olduğunu ve umut aşıladığını söyledi.

Sumeya Berekat, festivale ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

‘LÊLÛN HİKAYEMİN BİNLERE ULAŞMASINI SAĞLADI’

*Festivale katılma nedeniniz nedir, katılımınız ne anlama geliyor?

Bence değişimler kolay adımlarla gerçekleşir. Bazen bir film bazen küçük bir proje yada farklı bir bakış açısı değişimi beraberinde getirebilir. Filmler hayallerimde büyük bir rol oynadı. Küçüklüğümden beri fikirlerimi bir hikaye şeklinde birilerine anlatmayı seviyorum. Bu anlamda filmler benim üzerimde büyük bir etki bıraktı. Bir hikayem vardı, sürekli paylaşmak istediğim. Lêlûn Festivali’nde bu fırsatı buldum. Lêlûn beni dinledi ve hikayemin binlere ulaşmasına vesile oldu. Aynı zamanda yeni eserler üretmem konusunda da büyük bir teşvik etti.

‘UMUT İÇİMİZDE EKİLİ BİR FİDAN’

*Festivale katılan filmlerinizin ana teması, vermek istediğiniz mesaj neydi?

Film, benim için kişisel bir tecrübedir. Olayları zihnen yaşıyorum. Ancak bunu filme dönüştüremiyordum. Çizgi film yapımını görene kadar bunu yapamıyordum. Yönetmenliğe başladıktan sonra da çalışmaya büyük önem verdim. Gönülden bir çalışma olmadığı sürece gerçek bir eser ortaya çıkmaz.

Çektiğim ilk film ‘Tehit El Zil’ (Gölgede) idi. Bu benim için büyük bir tecrübe oldu. Bu film devamın geleceğinin habercisiydi. Herkesin filmden anlayacağı mesaj farklı olabilir ancak vermek istediğim mesaj; umut içimizde ekili bir fidandır onu sularsak her daim canlı kalacaktır.

‘SANAT YALNIZ OLMADIĞIMIZI HİSSETTİRİR’

*Zor şartlar altında kamplarda gerçekleşen bu festivali nasıl değerlendiriyorsunuz?

Festivalin gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi gönülden selamlıyorum. Bu festivale emek verenler zor şartlarda yaşayan Efrîn halklarına büyük bir moral ve umut verdi.

*Savaşta sanatın rolü nedir?

Sanat insanın dile getiremediği hislerinin tercümanıdır. Sanatın paylaşılması insanın hislerine olan bağlılığıyla ilgilidir. Savaşta sanatın icra edilmesi insana yalnız olmadığı hissini verir. Halkın savaşta yaşadığı zorluk ve yorgunluklar sanat aracılığıyla hafifletilir.

*Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan göçmenlerle ilgili bir film çekmeyi düşünüyor musunuz?

Bunu çok istiyorum. Bir konu hakkında film yapmadan önce o konuyu yakından takip etmek ve temas etmek insan zihni için çok önemlidir. Bir atasözü vardır; ‘acılardan mucize doğar’ ben de Efrîn’deki mucizeleri bulup ortaya çıkarmak, bunu bir film aracılığıyla bütün dünyaya duyurmak istiyorum.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler