​​​​​​​Yusuf Kara: Irak hükümeti saldırının müttefikidir

Maxmur'a yönelik saldırılarla ilgili olarak Irak hükümeti ve BM’nin işgalci Türk devletinin saldırılarına ortak olduğunu belirten Yusuf Kara, "Saldırılar gerçekleştiği sırada Irak güçleri saldırı noktasından bir kilometre uzaklıkta toplantı gerçekleştiriyordu. Bu bir paradokstur ve şüpheli bir durumdur” dedi. 

İşgalci Türk devletinin, Maxmur'a yönelik hava saldırıları devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, işgalci Türk devleti, Şehit Rüstem Cudi Kampı'nda (Maxmur) yaşayan bir evi insansız hava aracıyla (SİHA) bombaladı. Saldırı sonrası işgalci Türk devletine ait uçakların hareketliliği de sürdü.

İşgalci Türk devletinin saldırısının ardından Irak Ordusu Başkomutanı, Ortak Harekât Komutanı, Müşterek Kuvvetler Komutanı ve birçok üst düzey Irak ordusu yetkilisi Maxmur'u ziyaret etti. Yusuf Kara, kayıplar olduğunda heyetin saldırı yerine gitmediğini, ancak kayıp olmadığında heyetin saldırı yerlerini ziyaret ettiğini söyledi.

Maxmur Halk Meclisi Eş Başkanı Yusuf Kara, işgalci Türk devletinin Şehit Rüstem Cudi Mülteci Kampı'na (Maxmur) yönelik saldırıları ve Irak hükümetinin tutumu hakkında konuştu.

Kirli anlaşmalar sonucunda hava sahasının Türk devletine kapatılmadığını söyleyen Yusuf Kara, saldırılara karşı güçlü dayanışma çağrısında bulundu.

KÜRT DÜŞMANLIĞI KONSEPTİ MAXMUR'A SALDIRIYOR

Türk devletinin Maxmur kampına yönelik saldırılarını Kürtlere karşı konsepte bağlayan Kara, şunları söyledi: "Maxmur kampı sakinleri, faşist Türk devletinin baskı ve saldırıları nedeniyle yaklaşık 30 yıl önce buraya göç etti. Kirli ve vahşi saldırılarını hala hem uluslararası arenada hem de Kürt toplumunda yürütüyor. Kürdistan genelinde gerçekleştirilen saldırılar bunun parçasıdır. Bugün kirli politikaları karşısında bir ulusu engel olarak gören işgalci Türk devleti, Kürtleri yok etmek istiyor. İşgalci devletin karşısında direnişin kalesi olan bir halk var. İşgalci devlet 2017'den beri hava saldırıları düzenliyor.”  

'IRAK KRİZİ NEDENİYLE TÜRK DEVLETİ AT KOŞTURUYOR’

"Dünyanın çivisi kimsenin bu saldırılara oy vermeyeceği ortaya çıktı" sözleriyle uluslararası güçlerin saldırılar karşısındaki sessizliğine tepkisini dile getiren Kara, Irak'taki iç krizden işgalci Türk devletinin fayda sağladığını belirtti.

Irak'ta herkesin at koşturduğunu kaydeden Kara, "Hukuki standartlar, etik, insanlık, kadın ve çocukların korunması bir ölçüde ortadan kalktı. Tüm ilişkiler ticari çıkarlar çevresinde yürütülüyor. Irak devleti şu anda bir krizin içinde, kendi iradesi bulunmuyor. Yaklaşık bir yıldır seçimler yapılıyor ancak bir türlü hükümet kurulamadı. Herkesin at koşturduğu Irak krizinden herkes faydalanıyor” şeklinde konuştu.

'UNICEF VE BM'NİN SALDIRILARA YAKLAŞIMI'

İşgalci Türk devletinin saldırılarına karşı UNICEF ve BM ile yapılan bazı görüşmelerin altını çizen Kara, bu kurumların tepkilerini paylaştı: "Geçtiğimiz günlerde UNICEF ve BM ile Türk devletinin saldırıları hakkında bir araya geldik. Kendi sorumluluklarından kaçıyorlar. Ayrıca Irak'ın güvenliğinizden sorumlu olduğunu söyledikleri, Irak hükümetine de saldırıyorlar. Irak'ın bir bölümünde irade yok, diğer bir bölümünde ise UNICEF ve BM bu komplo ve kavramın suç ortağıdır."

'IRAK GÜÇLERİNDEN BİR KİLOMETRE UZAKTA SALDIRI'

Saldırı günü Maxmur'da Irak güçlerinin toplantısı olduğunu ve bombalanan yerin buluşma yerlerinden bir kilometre uzakta olduğunu Söyleyen Kara, çatışma yerlerine yakın olmalarının akıllarda soru işaretleri bıraktığını belirttti.

"Temmuz ayının 5'inde Ebdulemîr Reşîd adlı Irak komutanı ve yerel Peşmergeler Maxmur'daydı” diyen Kara konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bölge güvenliği konusunda bir toplantı gerçekleştirdiler. Musul'dan Kerkük'e kadar güçlerini güvence altına almış ve konuşlandırmışlardı. Ancak bir kilometre uzaklıkta, faşist devletin insansız hava araçları kampı bombaladı. Bu bir paradokstur. Eğer bu saldırıda yer almıyorlarsa ve bu saldırılara ortak değillerse, uçaklar neden onları bir kilometre yakında vuruyor? Bu Türk devlet uçaklarının Hewlêr'den havalandığından şüpheleniyoruz” değerlendirmelerinde bulundu.

'IRAK HEYETİ SALDIRILARDA KAYIPLAR OLUNCA MAXMUR'A GELMİYOR'

Bombardımanların ardından Irak hükümetinden bir heyetin Maxmur’a gidişlerini sembolik olarak nitelendiren Kara, "Bazen onlara gelmelerini söylediğimizde heyetler gelmeyeceklerini söylüyorlardı. 21 Mayıs'ta Maxmur'a yapılan saldırı sonrası tüm çağrılarımız olumsuz karşılandı. Saldırılarda kayıplar olduğunda heyet geliyor ama saldırılarda can kayıpları olduğunda Irak hükümeti heyetleri gelmiyor. Bu aynı zamanda onların iş birliğini gösteren hareketlerden biri. Onların gelişi, uluslararası arenada veya Irak ulusunda büyük bir açılım olmadığının sembolüdür. Onlarla bu konuda birçok görüşme yaptım. Ancak onlardan bekleyebileceğimiz hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

HAVA SAHASI NEDEN TÜRK DEVLETİNE KAPALI DEĞİL?

Kirli anlaşmalar sonucunda hava sahasının Türk devletine kapatılmadığını belirten Kara, "ABD, NATO'nun lideridir. Eğer NATO, Avrupa devletleri, Finlandiya ve İsveç bugün Kürtlerin yenilgisi konusunda kendi standartlarını, yasalarını ve ahlaklarını bu kadar ihlal ediyorlarsa, ABD'nin bu saatten sonra hava sahasını ortaklıklarından kaynaklı işgalci Türk devletine kapatacağına inanmıyoruz. Çocuklarımız artık işgalci Türk devleti uçakları yüzünden kamp sokaklarına çıkıp oynayamıyor. Devletlerin sessizliği ve duruşunun temeli kapitalist modernitedir. Onlar için hiçbir umudumuz yok. Bir beklentimiz de yok” dedi.

‘DİRENİŞİMİZİN SÖZÜNÜ VERDİK’

Maxmur halkının direnişine ilişkin konuşan Kara, mücadelelerini başarıyla sonuçlandırıncaya kadar direneceklerini söyleyerek, "Maxmur kampı halkı gücünü şehitlerden, Önder Abdullah Öcalan'ın felsefesinden, mücadelenin inancından alıyor. Bu mücadelenin başarıya ulaşacağına dair inancımız çok güçlü. Bu güçle bu hainlere, kana susamışlara, faşistlere, işbirlikçilere ve düşmanlara karşı direnişlerini sürdürüyoruz. Bu nedenle, işgalciler amaçlarına ulaşamayacaklar. Acı çekebiliriz, bedel ödeyebiliriz ama Maxmur halkı gibi biz de direniş sözü verdik. Bu gücün yüzde 95'i başarıyı taçlandıracağımıza inanıyor” dedi.

‘SALRILARA KARŞI TAVRIMIZ ÖFKEMİZ VE DURUŞUMUZ OLMALI’

Şengal, Maxmur, Rojava ve Başûrê Kurdistan'a yönelik saldırılara karşı Kürtler arasında güçlü dayanışma çağrısında bulunan Kara, "İşgalci Türk devletine bir dereceye kadar yeşil ışık yaktılar. Biz Kürt ve Kürdistani halklar olarak en güçlü tavrımızı, öfkemizi göstermeliyiz. Eğer düşmanlarımıza karşı böyle bir tavır alırsak, düşmanı ve müttefiklerini ahlaki standartlarda dize getiririz. Eğer uluslararası hukuk, insan hakları, Birleşmiş Milletler ve günümüz kurumları ‘topluma karşı yapılan baskının sorumlusu’ diyorsa, o zaman yasalarınıza, ilkelerinize ve ittifaklarınıza katılmıyorsanız Kürt halkına ve Kürdistan'a karşı sorumluluklarınızı yerine getirin” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

ANHA


Diğer Haberler