Êzidi toplumunu kurtaran ve değiştiren 5 Ağustos atılımını büyütmek gerekiyor

GABAR HESEKÊ

DAİŞ saldırıları karşısında 5 Ağustos’ta Şengal dağına ulaşan 12 HPG gerillasının temelini hattığı direniş hattı bugün büyük bir iradeye dönüştü. Êzidiler artık kendi kendilerini koruyabiliyor. Geriye bu iradeyi uluslararası alana taşımak kaldı. Bunun içinde mücadeleyi büyütmek gerekir.

3 Ağustos’u karşıladığımızda ellerimiz titriyor, yüreğimiz yanıyor ve kelimeler boğazımızda düğümleniyor. O günleri düşündükçe tüm yaşam duruyor. Sadece Êzidi toplumunun çığlıklarını hissediyoruz.

Êzidi toplumu tarihten beri 73 ferman yaşadı. Her ferman arkasında acılı hikayeler bıraktı. Bu hikayelerde inanç, doğa ve zorluklar anlatılıyor. Ancak tüm bu katliamlara rağmen Êzidi toplumu ayakta kalıyor. Êzidiler toplumu yaşamı her seferinde yeniden örüyor. Bunun için de büyük bedeller ödüyorlar. Bölge devletleri ve KDP’nin üzerinde anlaşmaya vardığı son katliamın arkasında bıraktığı acı izler halen hafızarladaki yerini koruyor. DAİŞ’in saldırılarında binlerce Êzidi şehit oldu. Yüz binlerce Êzidi topraklarını terk etti. Toplu ölümler oldu. Kadınlar kaçırıldı ve pazarlarda satıldı. Katliamın en büyük nedenlerinden biri Şengal’de bir savunmanın olmamasıydı. Yani Êzidilerin özgün bir özsavunma gücü olsaydı tüm bunlar yaşanmazdı.

Bu katliamdan sonra herkesin insani sorumluluğunu yerine getirmesini bekledik. Önder Apo’nun çağrısıyla 12 HPG gerillası 5 Ağustos’ta Êzidi soykırımını engellemek için Şengal’e ulaştı. Dilşêr Herekol öncülüğünde büyük bir direniş sergilendi. Bu direniş tarihe altın harflerle yazıldı. Yoldaş Dilşêr Derwêş gibi atına binip 11 yoldaşıyla Şengal’de katliamla karşı karşıya kalan Êzidileri savundu.

Şengal kurtarıldıktan sonra bir daha aynı fermanların yaşanmaması için YBŞ güçleri kuruldu. Dilşêr yoldaş ve 11 arkadaşı bunun temelini oluşturdu. Êzidiler kendilerini yönetmek için bir Özerk Yönetim’e ihtiyaç duydular. Onlar da Önder Apo’nun düşünceleri çerçevesinde hareket etti. Bu durum DAİŞ’in ortaklarında tedirginlik yarattı. Êzidi toplumunun kazanımlarını ortadan kaldırmak istediler. Türk devleti ve ABD bunu KDP ve Irak Hükümeti’nin eli ile kirli bir projeye dönüştürdü.

Türk devleti ve ortaklarının Êzidi toplumuna karşı gerçekleştirdiği saldırılara rağmen Êzidi toplumu kendini örgütlemek için başarılı bir adım attı. Tüm tehditlere karşı direnişçi bir ruh oluşturuldu.

Şuan Êzidi toplumumuzdan istenen şey Irak Hükümeti ve KDP’nin tehditleri karşısında Özerk Yönetim’in arkasında daha fazla durmasıdır. Irak Hükümeti ve KDP bu planlarla Êzidileri soykırımdan geçirip köle yapmak istiyor. Yine istenilen Êzidiler 5 Ağustos’ta temelleri atılan YBŞ güçlerine güvenmesidir. Çünkü bu güçler Êzidi halkının hiçbir ferman ve saldırı yaşamaması için hazır olacak.

Kısaca 5 Ağustos atılımı insanlık için cesaret ve kahramanlık atılımıdır. 5 Ağustos çağın Derwêş’i Şehit Dilşêr Herekol ve Şehit Egîd Civyan, Şehit Mam Zekî Şengalî,  Şehit Zerdeşt Şengalî, Şehit Nûjîn Amed ve diğer şehitlerin öncülüğünde birçok şeyin değiştiği tarih oldu. Êzidi toplumunu şu anda içinde yaşadığı demokratik yönetim sisteminin temellerinin de 5 Ağustos’ta atıldığını rahatça ifade edebiliriz.

Êzidi toplumu artık kendi gerçeğinin farkında ve özsavunmasını inşa etti. İradelerinin uluslararası alanda tanınması için verdikleri mücadeleyi yükseltmeleri gerekir. 5 Ağustos ruhunu ölümsüz kılmak için biraz daha emek vermeliler. Çünkü bu yol Êzidileri Türk devleti KDP’nin planlarından kurtaracaktır.

(cno/rr)