Adım adım ‘ateşkes’e nasıl gelindi?

Türk devleti ve ona bağlı çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıları uluslararası bir planın parçasıydı. Sahadaki direniş ve bu direnişin ortaya çıkardığı baskı ile Trump ve Erdoğan yeni bir ‘anlaşmayla’ işgalin başka türlü yürütülmesi için bir ara süreç oluşturdu.

Erdoğan’nın amacı Rojava’yı Kürtsüzleştirmek

Türk devleti Kuzey Doğu Suriye saldırı tehditlerine devam ediyor. ‘Sınır Güvenliği’ mutabakatı kapsamında geliştirilen tehditlerin amacı ise, kalıcı işgali tüm bölgede gerçekleştirmek. Erdoğan’ın TOKİ konutları üzerinden geliştirdiği propagandanın doğru okuması bu şekildedir.

Erdoğan amaçlarını itiraf ediyor: İşgal ve demografik değişim

Girê Spî ve Serêkaniyê’de ABD ile bölgedeki yerel askeri meclislerinin gerçekleştirdiği ortak kara devrisinin hemen birkaç saat sonrasında konuşan Erdoğan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditlerini tekrarlayarak, bölgeye dönük niyetini açıkladı.

İdlib: Bir son ve bir başlangıç

İdlib’den sonra sıra kaçınılmaz olarak Efrîn ve Cerablus-Bab hattına gelecek. Bu durumda gündeme girecek olan Türk devletinin Suriye üzerindeki işgali olacaktır. Bu yolda yürünürken Suriye rejimi ile Kuzey Suriye’nin muhtemel anlaşması işgalin sonunu getirebilir.

Kortek Katliamı ve KDP-TC İttifakı

Türk devleti ile KDP’nin PKK’ye karşı ortak düşmanlığı devam ediyor. 90’lı yıllarda PKK’ye karşı defalarca TC ile ortaklaşan KDP’nin Kürtler arasında açtığı yaralar halen tam sarılmamışken, bugün aynı senaryo yeniden devreye konulmuş durumda.

Kürtlerin tutumunu AKP/MHP ittifakının yaptıkları belirliyor

Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin tutumunu CHP’nin ya da şu bu kişinin eksikliği değil, AKP-MHP faşist ittifakının faşist ve soykırımcı politikaları belirlemektedir. Bu da 23 Haziran’da AKP-MHP ittifakı adayına kaybettirmek biçiminde olacaktır, olmalıdır.