Çiya Kurd: Türk devleti işgalini genişletmek için fırsatları kullanıyor

Interview with HABER MERKEZİ-AZAT SIFO

Rusya’nın Özerk Yönetim’den Eyn İsa’yı ve kurumlarını Şam hükümetine teslim etmesine dönük talebinin olduğu söylentilerinin gerçekleri yansıtmadığını belirten Özerk Yönetim Eş başkan Yardımcısı Bedran Çiya Kurd, Türk devleti tarafından gerçekleştirilecek yeni bir saldırının sonuçlarının felaketle sonuçlanacağını ve dünyadaki terörizmin bir kez daha yeşermesine neden olacağını söyledi.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Eş başkan Yardımcısı Bedran Çiya Kurd, Kuzey ve Doğu Suriye’deki son gelişmelere ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

*Türk devletinin bölgeye yönelik saldırılarını son zamanlarda arttırmasının amacı nedir?

Türk devleti bir süredir işgal niyetini ört bas etmeye çalışıyor ve Suriye’de işgal alanını genişletmek istiyor. Serêkaniyê ve Girê Spî'ye yönelik son saldırısı, Kobanê'yi abluka alma ve Til Temir, Eyn İsa yakınlarını ve bazı köylerini kontrol altına çabası ile uluslararası M4 yolunun kontrol etme planını gerçekleştirmek istedi. Şu an bölgede yaşanan gelişmeler, daha önceki komploların devamı niteliğindedir.

Türk devleti, uygun koşullar oluştuğunda ve Rusya ve ABD'nin onayını aldığında, tereddüt etmeden büyük ve tehlikeli planını tamamlayacaktır.

*Rusya gerçekten de Eyn İsa’nın Şam hükümetine teslim edilmesini istedi mi ?

Son zamanlarda bu şekilde söylentiler dolaştı. Ancak bu haberlerin doğru olmadığını belirtiyoruz. Şu an orda yaşananlar, QSD ve Rusya’nın, Türk devletinin Serêkaniyê ve Girê Spî'ye yönelik saldırıları sırasında, Türk devleti ile bağlı çetelerinin kullandığı boşlukları doldurmak, tehlikeleri uzaklaştırmak ve Türk devletinin gerekçelerine son vermek için kurduğu mekanizma çerçevesindeki koordineli hareketidir.

* Rusya ile Türk devleti arasında diğer bölgelere açılmak için yeni bir anlaşmaya varılmış olabilir mi?

Şu ana kadar Rusya-Türkiye arasında anlaşma olduğuna dair bir şey fark etmedik. Ancak Rusya’nın Türk devletinin saldırılarına karşı herhangi bir tepki vermemesi halinde, iki taraf arasında gizli bir anlaşma olduğunu anlarız. Bu nedenle Rusya’nın izleyici tutumunun devam etmemesini umuyoruz. Rusya bu bölgedeki anlaşmanın garantörüdür ve baş rol oynuyor.

* Rusya’nın son saldırılar karşısında sessiz olduğu görülüyor. Sessizliğin nedeni nedir?

Rusya’nın devam eden sessizliği endişeye neden oluyor. Rusya bu bölgenin istikrarı için tepki göstermelidir. Rusya’nın bu çerçevede tutumunu belirtmesini umuyoruz. Çünkü Türkiye’nin durması için Rusya’nın rolü çok önemlidir. Dolayısıyla Rusya, Türk devletinin doğayı hedef alan bu saldırıları karşısında rolünü oynamalı ve geçen yıl 23 Ekim'de Soçi’de Türkiye ile varılan anlaşmayı uygulama sözü vermelidir.

* ABD’nin tutumuna ilişkin neler söylemek istersiniz? Bir garantör olarak ABD’nin de  Türk devletinin saldırılarını durdurma görevini yerine getirmesi gerekmiyor mu?

ABD’de sorumludur. Elbette geçtiğimiz sene ABD ile Türkiye arasında 17 Ekim’de varılan ve Türkiye’nin saldırılarının durdurulmasını ve ateşkesin uygulanmasını işaret eden anlaşmanın gerçekte de uygulanması gerekiyor.

Türk devleti anlaşmaları ihlal ederek, anlaşma yaptığı büyük devletlerin iradesini kulak ardı ediyor. Bu tutum Türk devletinin Avrupa’nın ve bölgenin güvenliğini tehdit etmesine,  vahşi grupları savaş bölgelerine ve Avrupa merkezine göndermesine, terörist eylemler gerçekleştirmesine neden oluyor. ABD ve Rusya, Türkiye ile imzaladıkları anlaşmaların ve ateşkesin uygulanması için rollerini yerine getirmelidir. İki taraf harekete geçmezse, Türkiye işgalini genişletir ve Türk devletinin son saldırısından sonra eylemleri artan DAİŞ hareketinin gizli hücre yapılanmaları yeniden ortaya çıkar.

*Türk devletinin bu dönemdeki saldırılarının ABD’de yaşanan iktidar değişimi kargaşası ve boşluğuyla alakası var mı?

Türk devleti elbette Amerika'da yaşanan iktidar değişimindeki boşluğu kullanıyor. Bu süreçte kargaşa yaratmaya, teröre destek vermeye, işgalini genişletmeye çalışıyor. Bu durum bölgedeki herkesin çıkarları üzerinde tehlike oluşturuyor. Bu nedenle bu konuda Türk devletine baskı yapılmalıdır. Türk devleti ile Suriye’deki aktif güçler arasında belirgin anlaşmazlıklar var. Topraklarımızın Türk devletinin saldırılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde bu anlaşmazlıkların kulak ardı edilmesini istemiyoruz.   Bu bölgelerde DAİŞ’e karşı tarihi kazanımlar elde edildi. Bu kazanımlar sayesinde Suriye başta olmak üzere tüm bölge ve dünya DAİŞ tehlikesinden kurtarıldı ve daha güvenli hale getirildi.

* Türk devleti  neden Avrupa’da ve bölgede karışıklık yaratmaya çalışıyor?

Türk devleti karışıklık ve kriz çıkarma politikası yürütüyor. Bu nedenle Karabağ’dan tut Libya, Doğu Akdeniz, Suriye, Irak ve son olarak Çin ve Kaşmir’de kriz çıkarıyor. Suriye’den bölgesel devletlere ve Avrupa devletlerine müdahale ettiği tüm bölgelerde karışıklık çıkarmak istiyor. Bu nedenle uluslararası kamuoyu ve Suriye halkı Türk devletine karşı tutumlarını ortaya koymalıdır.

* Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik yeni bir saldırının bölgesel ve uluslararası etkileri neler olur?

Nasıl ki Serêkaniyê ve Girê Spî’nin işgal edilmesinden sonra Avrupa’da terör eylemleri arttıysa,  bölgelerimize yönelik herhangi bir saldırının Suriye geneline, bölgeye ve dünyaya etkileri olacaktır. Olası bir saldırıya karşı halkımızın ve askeri güçlerimizin (QSD) meşru savunma görevini yerine getireceğinden eminiz.

Türk işgalinin genişletilmesinin önünün alınması hepimiz için çok önemlidir. Bölgede güvenliğin sağlanması, Türk devletinin güç ve moral alan terörizmin önünün kapatılması için dostlarımızın ve halkımızın bize destek vermesini diliyoruz.

ANHA