​​​​​​​Emel El Kurdi: Kürt ve Arap halkı birbirine destek olmalı

Interview with Emel Mihyedin El Kurdi

Kürt ve Arap halklarının ilişkilerinin tarihe dayandığını söyleyen yazar Emel Mihyedin El Kurdi, her iki halkın birbirine destek olmayı sürdürmesi gerektiğini belirtti.

Kürt ve Arap halklarının ilişkilerinin tarihe dayandığını dile getiren Yazar Emel Mihyedin El Kurdi, Kürt sorununun bölgenin tüm sorunlarıyla ilgili olduğunu ifade etti. Kürt sorununun her dilde anlatılması gerektiğini kaydeden Emel El Kurdi, özellikle bölgede güçlü ilişkileri bulunan Kürt ve Arap halklarının birbirini daha iyi anlaması için Kürt sorununun Arapça olarak anlatılmasının önemli olacağını söyledi.

Yazar Emel El Kurdi’nin, ANHA’nın sorularını cevapladığı haberin tamamı şöyle:

*Kürt ve Arap halklarının ilişkileri tarihe dayanıyor. Bu ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyük Arap Devrimi’nde (1916-18) Kürtler önemli rol oynadı. Arapların Türk despotizmine ve diktatörlüğüne başkaldırması ve bağımsızlığını istemesi sırasında Suriye, Lübnan ve Irak’taki Kürtler bu devrime dahil olarak Araplara destek verdi. Şam’da bulunan Kürt lider Ebdurehman Yusif Paşa, Hama’da bulunan Xalid Berazi ve Lübnan’da bulunan Mir Esed Eyubi kendi aralarında bir belge imzalayarak Şerif Hüseyin’den Türklere başkaldırmasını istedi.

Meka Miri Ali’nin oğlu Şerif Hüseyin Türk despotizmine karşı devrim başlatıp Arap halkının özgürlük ve bağımsızlığı çalışmalarını başlatınca, çok sayıda Kürt komutan ve mir Büyük Arap Baharı bayrağı altında toplanarak devrim için savaşmaya başladı. Bu komutanlar Türklere karşı büyük başarılara imza atarak Arap topraklarını Türk işgalinden kurtardı. Bu devrimde Cafer Paşa ve Cemil Paşa öncü bir rol oynadı.

Kürt ve Arap halklarının ortaklaşması tarihe dayanmaktadır. Kürt güçleri günümüze kadar Arap güçleri yanında savaşmaya devam etmiştir. Bunun en yakın örneği kara şeytan olan DAİŞ çetelerine karşı verilen savaşta gösterilen ortaklıktır. Tarihten bu yana Kürt ve Arap halkları birbirine çok yakındır. Kürtler her dönemde Arapların yanında savaşmıştır. Kürtler dışında başka hiçbir toplum bu fedakarlığı yapmamıştır.

*Kürt ve Arap ilişkileri tarihi olmasına rağmen Araplar bu ilişkilere çok dikkat çekmiyor. Sizce bunun nedeni nedir?

Arap ve Kürt halklarının ilişkilerinin doğası değiştirildi. Bu nedenle her iki taraf da birbirine şüpheyle bakmaya başladı. Irak Komünist Partisi eski Genel Sekreteri Eziz El Hac Kürtlere ilişkin yazdığı kitabın başında şunları söylüyor: “Kürt sorununun çözümsüz kalmasının nedeni art arda gelen hükümetlerin Kürt hareketine şüpheyle bakmasıdır.”

Diyaloğun sürdürülmemesi ve dedikoduların artması iki tarafın birbirinden uzaklaşmasına hatta birbirine karşı olmasına neden oldu. Her iki halkın birbirine destek olduğu büyük ortak tarih unutuldu. Pozitif noktalar daha fazlayken negatif noktalara odaklanıldı. Diğer yandan yaşanılan coğrafya her iki halkın iyi ilişkiler geliştirmesini ve birbirine destek olmasını zorunlu kılıyor.

Bu dönemde Arap ve Kürt halklarının diyaloğunun güçlendirilmesi gerekiyor. Tüm taraflarla bu konuda yapılan işbirliği artırılmalı. Kürt sorununun her dilde anlatılması gerekiyor. Kürtleri ilgilendiren meseleler İngilizce ve Arapça olarak paylaşılmalıdır. Bu şekilde Kürt halkının yaşadığı sorunlar, daha geniş alanlara ulaşmalı ve tanınmalıdır.

*Ortadoğu’nun birçok bölgesinde özellikle de Suriye, Irak, Lübnan ve Libya’da ciddi krizler yaşanıyor. Bu krizler başta Türk devleti olmak üzere birçok devletin müdahalesine yol açtı. Bu müdahalelere karşı Kürt-Arap birliğinin güçlendirilmesi çağrıları yapılıyor. Bu çağrıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürtlere yönelik çok fazla fitne ve oyun bulunuyor. Kürtlerin birlik olma ve gücünü tek elde toplama zamanı gelmiştir. Kürtlere karşı işlenen insanlık dışı suçlar deşifre edilmelidir. Herkesin suçluyu ve suçtan zarar göreni iyi tanıması gerekiyor.

*Son dönemde Kürt sorununa destek verilmesi çağrıları arttı. Bu çağrıları nasıl değerlendiriyorsunuz, bu konuda siyasetçi ve aydınların üzerine düşen nedir?

Daha önce de belirttiğim gibi yapılacak çok şey var. Herkesin Kürt halkının haklarına inanması gerekiyor. Bu hakların teslim edilmesi gerekiyor. Bunun için de toplumsal, kültürel ve insani çalışmalar güçlendirilmelidir.

*Kürdistan Özgürlük Hareketi, Kürt ve Arap halklarının birliğinin Türk devletinin işgal saldırılarına cevap olabileceğini söylüyor. Bu birliğin bölgedeki tüm sorunları da çözebileceğini belirtiyor. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi buna örnek gösteriliyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürtler ve Kürdistan bölgesi hükümeti ortak araştırmalar yapmalı. Uluslararası güçler ve örgütler de bu saldırılara  karşı durmalıdır. Saldırıların meşru olmadığını en üst perdeden dile getirmelidir. Bu ortak çalışma yeni bir süreci başlatabilir.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki deneyim bence çok başarılı bir deneyimdir. Dürüst ve şeffaf bir yaklaşım sürdürülürse günümüze kadar büyüyerek gelen tüm sorunlar çözülecektir. Şunu vurgulamak gerekiyor; her iki taraf da birbirine temiz ve saf bir bakış açısıyla yaklaşmalıdır. Olumlu noktalar olumsuzlardan daha fazladır. Her insanın meşru hakkı olan onurlu bir yaşam herkes için güvence altına alınmalıdır.

EMEL MİHYEDİN EL KURDİ KİMDİR?

Ürdünlü bir yazar olan Emel El Kurdi’nin çok sayıda kitabı bulunuyor. Bunlardan biri de 2017 yılında basılan Kürt öncülerinin sözleri kitabıdır. Kitapta, Abbasi halifeliği döneminde kadınların rolünden bahsediliyor. Arap ve Kürt ilişkileri üzerine çok sayıda makale kaleme aldı.

(rr)

ANHA