Rizgar Qasim: Tutum alınmazsa Türk devleti işgal saldırılarına devam eder

Interview with HABER MERKEZİ - EKREM BEREKAT

Eyn İsa’ya yönelik saldırılara tepki göstermeyen Rusya ve ABD’nin inandırıcılığını yitirdiğini belirten Rizgar Qasim, tutum alınmaması halinde Türk devletinin anlaşmaları ihlal etmeye ve işgal saldırılarına devam edeceğini söyledi. İşgalci Türk devleti, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarında bulunmaya devam ediyor.

Eyn İsa’ya yönelik yoğunlaşan saldırılara Rusya ve ABD tarafından da tepki gösterilmiyor. Kürdistan Modernleşme Hareketi-Suriye Başkanı Rizgar Qasim, saldırılara ilişkin sorularımızı yanıtladı.

9 Ekim 2019 tarihinden bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırılarda bulunan Türk devletinin amacı nedir?

Her şeyden önce Türk devletinin tarihini iyi okumak gerekiyor. Orta Asya’dan geldiklerinden bu yana katliamlarla dolu bir tarih çıkardılar. 20’nci yüzyıla kadar Osmanlı devletinin yaptığı katliamlar ortadadır. Erdoğan Türkiye’si bugün bu katliamları devam ettiriyor.

Türk devletinin katliam tarihini incelediğimizde Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları tanımlayabiliriz. İşgal siyaseti Türk devletinin tarihinden gelen bir geleneğidir. Diğer halkları hiçe sayarak Misak-ı Milli sınırlarını elde etmek için sürekli işgal girişiminde bulunuyorlar. Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’nin işgali Misak-ı Milli ile ilgilidir.

Rusya ve ABD’nin aracılık ettiği ateşkes anlaşması Türk devleti tarafından her gün ihlal ediliyor. Sizce bu devletler neden Türk devletine dur demiyor?

Türk devleti işgal devletidir ve işgalcilikte sınır tanımamaktadır. Burada sorun Rusya ve ABD’nin tutumudur. Özellikle Suriye krizine her türlü müdahalede bulunan Rusya’nın Türk devletine karşı tutumu, Kürtlere yönelik saldırılara yol verdi. Efrîn’de Türkiye’nin hava operasyonları gerçekleştirmesine izin verdi. Bugün de Suriye topraklarını işgal etmesi için yeşil ışık yaktı.

Aynı şekilde Trump yönetimi de Serêkaniyê ve Girê Spî’de Türk devletine yol verdi. Türk devletinin çeteler eliyle Kuzey ve Doğu Suriye’nin kentlerini işgal etmesine zemin hazırlandı.

Bu şekilde tutum sergileyen ABD ve Rusya’nın inandırıcılığını yitirdiğini söyleyebiliriz. Türkiye’nin önünü alabilecek güçteyken daha fazla alan işgal etmesine izin verdiler. Bugün Eyn İsa’ya yönelik saldırılar da yeni bir anlaşma yapıldığını gösteriyor. Bu saldırılara karşı tutum alınmazsa daha fazla alan işgal edilecektir. 

Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta ise Eyn İsa’ya yönelik saldırıların Joe Biden’ın göreve gelmesinden önce yapılmasıdır. Erdoğan, Biden göreve gelmeden Eyn İsa’yı işgal etmek için fırsatçılık yaptı. Rusya da bu planın dışında değil.

Rusya, bölgede garantör bir devlet olma vasfını yitirmiştir. Stratejik bir noktada bulunan Eyn İsa’da uçuşa yasak bölge ilan edilmesi halinde Erdoğan ve çeteleri Eyn İsa’yı işgal edemez. QSD, karada saldırılara vereceği cevaplarla kendini ispatlamış bir güçtür.

Neden Eyn İsa?

Eyn İsa coğrafi olarak çok stratejik bir noktada bulunuyor. Uluslararası M4 Karayolu güzergâhı üzerindeki konumuyla Reqa ve Girê Spî hattını birbirine bağlıyor. Kobanê’nin kuşatılmasını kolaylaştıran bir konumu da bulunuyor. Eyn İsa’ya yoğun saldırılarda bulunmasının nedeni budur. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni bu şekilde zayıflatabileceklerini düşünüyorlar. Rusya ve ABD, Eyn İsa’nın işgal edilmesini istiyor ancak Özerk Yönetim ve QSD ne pahasına olursa olsun buna izin vermeyecektir.

Uluslararası kamuoyu Kuzey ve Doğu Suriye halklarına yapılan saldırılar karşısında neden sessiz?

Şüphesiz dünyadaki bütün devletler Suriye’de kendi çıkarını gerçekleştirme peşinde koşuyor. Gerek Rusya gerek ABD gerekse de Avrupa devletleri, Suriye krizine kendi çıkarları için dahil oldu. Hepsinin Türk devletiyle de karşılıklı çıkar ilişkisi bulunuyor. Siyasi ahlaktan yoksun bir şekilde sadece kendi çıkarlarını korumanın peşindeler. Türk devletine karşı güçlü bir diplomasiyle karşı koymaları gerekirken bunu yapmıyorlar. Yarın bunun için geç olabilir.

Saldırıların durması için siyasi ve toplumsal örgütlerden beklenen nedir?

Siyasi tüm örgütler saldırılara karşı birlik olmalıdır. Türk devletinin saldırılarına dur demek için Özerk Yönetim projesinde yer almaları gerekir. ENKS’ye çağrımız, buyursunlar Kürt halkının birliği için hizmet etsinler. İşgalcilerin yanında yer alıp Kürt halkının birliği için uğraşmazlarsa kendilerini Kürt halkına anlatamazlar. Ulusal birlik için çalışmak sorumluluk gerektirir.

(rr/cj)

ANHA